YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21136
KARAR NO : 2017/2880
KARAR TARİHİ : 20.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki, ölümlü trafik kazası nedeniyle, maddi ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacılar vekili, davalı … vekili, davalı …. İnş. Tic. Ltd. Şti. vekili ve fer’i müdahil vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davacılar murisi….’in yolcu olarak bulunduğu ….’ye ait trenle, davalıların sorumluluğundaki yol yapım işinde kullanılan iş makinesinin çarpışması sonucu ölümlü kaza meydana geldiğini, davacıların ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını ve manevi zarara uğradıklarını, murisin askeri liseyi kazandığını ve ileride subay olarak çalışıp gelir elde edeceği hususunun tazminat belirlemesinde dikkate alınması gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı … ile …. için 1.000,00’er TL. destekten yoksun kalma tazminatı ve 80.000,00’er TL. manevi tazminatın, diğer davacılar için 20.000,00’er TL. manevi tazminatın, olay tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri ve fer’i müdahil vekili, husumet, kusur ve istenen tazminat miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile davacıların fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, davacı … ve … için 1.000,00’er TL. maddi tazminatın, 80.000,00’er TL. manevi tazminatın; diğer davacılar için 20.000,00’er TL. manevi tazminatın, olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı …. İnşaat Ltd. Şti, ABN Mühendislik Ltd. Şti’den müteselsilen tahsiline; davalı … Ltd. Şti. hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalı … vekili, davalı … İnş. Tic. Ltd. Şti. vekili ve fer’i müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle, desteğin kazaya karışan araçlardan birinde yolcu olarak bulunması nedeniyle kazada kusursuz olduğu ve davalıların zarardan müteselsilen sorumlu olduğu gözetilerek, ceza dosyasındaki kusur belirlemesinin benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına; kazaya karışan davalı tarafa ait aracın kullanıldığı yol yapım işinde işveren-alt işveren sıfatı bulunan davalıların tamamının zarardan sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı … vekili, davalı … İnş. Tic. Ltd. Şti. vekili ve fer’i müdahil vekilinin aşağıdaki bentlerin (4 ve 5 nolu) kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin temyiz talebi yönünden;
Davacı anne baba, davaya konu kazada ölen oğulları…’in desteğinden yoksun kaldıkları iddiasıyla, 6098 sayılı TBK’nun 53. maddesi (818 sayılı BK’nun 45/2. md.) gereğince maddi tazminat isteminde bulunmuş; mahkeme tarafından, alınan hesap raporu doğrultusunda, davacı annenin maddi tazminat alacağının 21.874,00 TL. ve davacı babanın maddi tazminat alacağının 14.645,10 TL. olduğu kabul edilerek, davacıların fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydıyla, 1.000,00’er TL. maddi tazminata hükmedilmiştir.
Mahkemenin hükme esas aldığı 03.02.2014 tarihli hesap raporu incelendiğinde; desteğin askeri liseyi yeni kazanmış olması nedeniyle, ileride ancak lise eğitimini tamamlayıp, 20 yaşından itibaren asgari ücret düzeyinde gelir elde edebile-
ceği ve bu tarihten sonra da davacı anne babasına destek olabileceği varsayımı üzerinden hesaplama yapıldığı görülmektedir. Ayrıca davacı anne babanın, desteğin eğitim hayatının sonuna kadar yapacakları 5.403,07 TL. yetiştirme giderinin tazminattan düşüldüğü, desteğin 12 ay askerlik yapacağı ve bu sürede davacılara destek olamayacağı gerekçesiyle hesaplama yapılmadığı; desteğin 2 aylık iş arama süresi için de hesaplama yapılmadığı görülmektedir. Bu rapor, desteğin askeri liseyi kazanmış olması ve ileride askerlik mesleğini icra ederek gelir elde edebileceğinin kuvvetle muhtemel olması karşısında, somut olayın özelliklerine uygun hesaplamalar içermediğinden, hükme esas almaya elverişli bir rapor değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda mahkemece; destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapma konusunda uzman aktüer bilirkişiden, desteğin tercihen eğitim görülebilecek olan ve sınavla giriş yapılabilen askeri liseyi kazanmış olması, eğitimini burada sürdüreceği ve askerliği meslek olarak seçme yönünde tercihte bulunan desteğin ileride bu mesleği icra ederek gelir elde edeceği, bu gelirin de asgari ücretin oldukça üstünde bir gelir olacağı; ülkemizdeki uygulamalar gereği, askeri okulda eğitim görenlerin her türlü barınma- giyim vs. ihtiyaçları devletçe karşılanacağından, anne babasının çocuk için yetiştirme gideri yapmayacağı; askeri okullarda eğitimini tamamlayan kişinin, eğitimi bittikten sonra ordu bünyesinde çalışmaya başlayacak olması nedeniyle, iş araması ve bunun için bir süre ayırması gerekmeyeceği; meslek olarak askerlik yapan kişinin, ayrıca askerlik yapmayacağı ve bu nedenle gelir elde etmeyeceği bir dönem olamayacağı hususlarını gözeten, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak, davacıların hak edecekleri maddi tazminatın saptanması gerekirken; eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-İhtiyari dava arkadaşı olan davacıların, usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak, her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir. Somut olayda, her bir davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat için, ayrı ayrı nisbi vekalet ücreti takdiri gerekirken, toplam tazminatlar üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
4-Davacılar vekili, dava konusu kaza sonucu davacıların oğlu/kardeşi olan murislerinin ölümünden duyulan üzüntü nedeniyle, toplam 200.000,00 TL. manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkemece talebin kabulüne karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nun 56. maddesi (818 sayılı BK. 47. md.) hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
O halde mahkemece, meydana gelen trafik kazası sonucu davacılar murisinin ölümü nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarih ve paranın alım gücü göz önünde bulundurularak davacılar için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir miktar daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan, bir miktar yüksek manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
5-6001 sayılı …’nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 12/2 maddesinde; “Genel Müdürlük; bu Kanun kapsamındaki görevleri dolayısıyla yapacağı işlemler yönünden, katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi hariç, her türlü vergi, resim, harç ve paydan, tapu ve kadastro işlemlerinden kaynaklanan her türlü döner sermaye ücretinden muaftır. Ancak, yargı harçlarının Genel Müdürlüğün haklılığı nispetinde karşı taraftan tahsiline ilgili merciince karar verilir” hükmü düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereği, davalı … harçtan muaf olmasına rağmen, davalı …’nün de diğer davalılar ile birlikte harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekili, davalı … İnş. Tic. Ltd. Şti. vekili ve fer’i müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; hükmün, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacılar yararına; (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … İnş. Tic. Ltd. Şti. ve fer’i müdahil yararına; (5) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … yararına BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar, davalı … İnş. Tic. Ltd. Şti. ve fer’i müdahile geri verilmesine 20/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.