YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21269
KARAR NO : 2014/18870
KARAR TARİHİ : 18.12.2014
MAHKEMESİ :… Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, … 13…. Müdürlüğü’nün 2007/7327 sayılı takip dosyasından 26.10.2007 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, borçlunun haciz adresinin daha önceki işletmecisi olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılıdığını, aynı adreste daha önce yapılan haciz için istihkak davası açılmadığını, davacı şirketin borcun doğumundan sonra alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kurulduğunu, ortaklarının aynı kişilerden oluştuğunu, haciz mahallinde borçlu şirketin eski ortağının hazır bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece haczin ödeme emri tebliğ edilen adreste yapıldığı, davacı ve borçlu şirket ortaklarının aynı kişilerden oluştuğu, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğu aksinin davacı 3.kişi tarafından güçlü delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine ve davacının %40 tazminata mahkum edilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3.kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, 3.kişinin İİK’nun 96.vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. Toplanan kanıtlara göre davanın reddine karar verilmesi doğrudur. Ancak … Mahkemesince 17.03.2008 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir yolu ile icranın durdurulmasına karar verilmiş olmasına karşın 3.kişiden teminat alınmadığından davacının tazminatla sorumlu tutulmasına ilişkin İİK’nun 97/13.maddesi koşulları alacaklı yararına oluşmamıştır. Bu nedenle davacının tazminatla sorumlu tutulması doğru değildir. Ancak bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentle açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının tazminata ilişkin 2.bendinin tamamen hükümden çıkartılarak yerine “koşulları oluşmadığından alacaklı yararı tazminata hükmedilmesine yer olmadığına” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 18.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.