Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/21376 E. 2014/18220 K. 11.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21376
KARAR NO : 2014/18220
KARAR TARİHİ : 11.12.2014

MAHKEMESİ :Bingöl 3.Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ :2.7.2014
NUMARASI :2014/202-565

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, müvekkiline kasko sigortalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, sigortalıya toplamda 24.150 TL hasar bedelinin ödendiğini, davalı ile ZMSS şirketinden 22.436 TL tahsil edildiğini, bakiye 1.730 TL asıl alacak ve 180,44 TL işlemiş faiz toplamı 1.910,44 TL üzerinden davalı aleyhinde icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının ihbar yazısı üzerine davacıya ZMSS şirketi ile birlikte toplam 22.436 TL’nın ödendiğini, davacının borç kapatıldıktan sonra 1.730,18 TL asıl alacak ve ferileri yönünden aleyhinde icra takibi yaptığını, bunun neye istinaden talep edildiğinin anlaşılamadığını, borcunun kalmadığını belirterek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 818 Sayılı BK’nun 113.maddesi (6098 Sayılı TBK’nun 131 md) gereğince davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyizi üzerine, 28.8.2014 tarihli ek karar ile temyiz talebinin asıl alacak miktarı, temyiz sınırının altında kaldığından reddine ve kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiş; bu ek karar süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili tarafından davalı hakkında 1.730 TL asıl alacak ve 180,44 TL işlemiş faiz toplamı 1.910,44 TL üzerinden icra takibi yapılmış; davalının itirazı üzerine toplam 1.910,44 TL’sına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istemişle işbu dava açılmıştır. Davanın harca esas değeri 1.910,44 TL’sıdır. İtirazın iptali
davası ile işlemiş faiz tutarı da asıl alacak haline gelmiştir. 2.7.2014 karar tarihi itibariyle 6100 Sayılı HMK’nın geçici 3.maddesi delaletiyle mülga 1086 Sayılı HUMK’nun 427.maddesinde öngörülen temyiz kesinlik sınırı 1.893,60 TL’sı olup, davacı tarafın talebi temyiz kesinlik sınırından fazladır. Bu nedenle mahkemenin davacı talebinin temyiz sınırının altında kalması sebebiyle kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmemiş sayılmasına ilişkin 28.8.2014 tarihli ek kararı doğru görülmediğinden 28.8.2014 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve davacı vekilinin temyiz talebinin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine ve halefiyete dayanılarak, itirazın iptali şeklinde açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacıya kaskolu araç 2011 model Mercedes E 250 CD1 Premium otomobil olup, 165.772 TL sigorta bedeli bulunmaktadır. 9.3.2011 tarihinde saat 15.00’te, kaza tespit tutanağına göre davacıya sigortalı araç kırmızı ışıkta beklerken, davalı yönetimindeki, (aynı zamanda davalının sürücüsü olduğu) aracın, arkadan çarpması sebebiyle hasarlanmıştır. Kaza tutanağında, davalının arkadan çarpma kuralını ihlalden %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davacı nezdinde düzenlenen 10.3.2011 tarihli eksper raporunda 22.420 TL, 2.5.2012 tarihli eksper raporunda 1.730,18 TL tutarında iki ayrı hasar tespit edilmiştir. Davacı tarafça ilk hasarın tesbitinden sonra, davalıya 7.2.2012 tarihli ihtar gönderilerek 22.420 TL zararın 20.000 TL’sının ZMSS şirketinden taleb edildiği, işlemiş faizle birlikte bakiye 2.436 TL’nın ödemesi istenilmiş, bunun üzerine davalı tarafından 27.2.2012 tarihinde 609 TL, 21.5.2012 tarihinde 1.827 TL olmak üzere toplam 2.436 TL davacıya ödenmiştir. Davacı tarafça, 1.730,18 TL hasar bedelinin ferileriyle birlikte tahsili için 8.3.2013 tarihinde icra takibi yapılmıştır. BK’nun 131.maddesi gereğince “asıl borç ifa yada diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlarda sona ermiş olur”. Davacının icra takibine konu ettiği miktar, araç hasar bedeli olup, asıl alacak niteliğindedir. Faiz vs. gibi feri nitelikte bir alacak değildir. Zamanaşımı süresi içinde her zaman istenebilir. Kısmi ödeme nedeniyle bakiye asıl alacağın sona erdiğinden söz edilemez.
Ancak zarar veren, kusuru oranında gerçek zarardan sorumlu tutulabilir. 6100 Sayılı HMK’nın 266.maddesi hükmüne göre, gerçek zarar miktarının konusunda uzman bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerekir.
Mahkemece, davacıya sigortalı araçta meydana gelen hasarın tespiti hususunda inceleme yapılmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek, araç hasarı konusunda uzman bilirkişiden, davaya konu trafik kazası nedeniyle, davacıya kasko sigortalı araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının tesbiti hususunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek ayrıntılı, denetime elverişli gerekçeli, ekspertiz raporu ile hasar dosyasının da değerlendirildiği bir rapor alınıp, davalı ve dava dışı ZMSS şirketince yapılan ödemelerde mahsup edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ek kararı temyiz talebinin kabulü ile 28.8.2014 tarihli ek kararın kaldırılmasına, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.