YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21791
KARAR NO : 2014/18397
KARAR TARİHİ : 11.12.2014
MAHKEMESİ : Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/05/2014
NUMARASI : 2014/348-2014/498
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı aracın sürücü belgesi bulunmayan E.. Y.. idaresinde iken meydana gelen kaza nedeniyle diğer araçlarda oluşan hasar bedeli ile kazada ölen kişinin yakınlarına ödeme yaptığını, davalının işleten olarak ağır kusurunun bulunduğunu belirterek, 28,748,39 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, aracın sürücü E.. Y.. tarafından çalındığını, bu kişi hakkında hırsızlık suçu nedeniyle ceza davası açıldığını belirterek, davacının kusurlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda aracın hırsızlık neticesinde ele geçirildiği bu nedenle davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 09.10.2013 gün ve 2013/11603 Esas, 2013/13631 Karar sayılı ilamı ile “aracın zilyedi Ş.. Ç.. araç anahtarını misafir olduğu evdeki masanın üzerine koyduğu, ehliyetsiz sürücü E.. Y..da anahtarı buradan alarak aracı kullandığı ve neticede davaya konu kazaya sebebiyet verdiği, Ş..Ç.. tedbirsiz davranarak sigortalı araca ait anahtarı üçüncü kişilerin kolaylıkla ulaşabileceği yere bırakmak suretiyle hasarın meydana gelişinde ağır kusurlu olmasına göre davalı işletenin hasar nedeniyle
sorumluluğu bulunduğu, davacı sigorta şirketinin davalı sigortalısına rücu etme şartlarının oluştuğu gözetilerek davacının ödemesi gereken gerçek zararın tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile 11.116,00 TL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 17.632,39 TL’lık kısmın atiye bırakıldığından bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesine dayalı rucuen tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-6100 sayılı HMK’nın 266. (1086 sayılı HUMK’nın 275.) ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Sonucu açık ve belli durumlar ayrık olmak üzere, kusur ve tazminat miktarının uzman bilirkişi aracılığıyla tespiti yapılmalıdır.
Mahkemece, kusur ve tazminat miktarı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmiştir. Bu durumda konusunda uzman bilirkişiden, öncelikle kusur yönünden ve davacının ödeme yaptığı tarihteki verilere göre ödenmesi gereken tazminat miktarının hesaplanması için açıklamalı, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınarak, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulu ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 11.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.