YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21979
KARAR NO : 2014/18637
KARAR TARİHİ : 15.12.2014
MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/07/2014
NUMARASI : 2013/261-2014/380
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı sigorta şirketi vekili; davalıların işleteni ve sürücüsü oldukları aracın müvekkiline kasko sigortalı araca çarparak hasarladığını, 36.173,04 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, 20.000 TL’nin davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsil edildiğini, davalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu belirterek, bakiye 16.173,04 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili; müvekkillerinin işleteni ve sürücüsü oldukları aracın karıştığı kazada müvekkili araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki davacı iddiasının doğru olmadığını, davacıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, ekspertiz raporunda belirlenen hasar bedelinin fahiş olduğunu öne sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacıya kasko sigortalı aracın sürücüsünün %40 oranında kusurlu olduğunun tespitine ve tazminat hesabına ilişkin bilirkişi raporu benimsenerek davanın kısmen kabulüne, 1.703,82 TL bakiye tazminatın 21.5.2012 ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.’nun 1472. maddesi uyarınca kasko sigortacısı tarafından ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, kaza tutanağı düzenlenmemiş, makine mühendisi bilirkişiden alınan 16.06.2014 tarihli raporda; davalı sürücünün trafikte kontrolsüz seyrini sürdürdüğü, hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığı, ani gelişen durum karşısında frenlemek suretiyle önlem alması gerekirken sola direksiyon kırmak suretiyle hatalı doğrultu değiştirdiği için kazanın oluşumunda %60 kusurlu; davacıya sigortalı araç sürücüsnün ise, hızlı seyrettiği, dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullandığı için %40 kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Uyuşmazlık kusur durumunun belirlenmesi noktasındadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporu kusur durumunu tam olarak aydınlatıcı nitelikte olmadığından uyuşmazlığın çözümünde yeterli değildir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, İTÜ veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi kurulundan dosya kapsamında yer alan soruşturma dosyasındaki taraf ve tanık anlatımları da dikkate alınarak kusur oranının belirlenmesi hususunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı A.. A…’ye geri verilmesine, 15.12.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.