Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/3060 E. 2014/2705 K. 27.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3060
KARAR NO : 2014/2705
KARAR TARİHİ : 27.02.2014

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait aracın karıştığı trafik kazasında hasarlandığını, yapılan tespit sonucu araçta 40.000,00.-TL hasar bulunduğunun belirlendiğini, yapılan ihbara karşın davalı tarafından ödeme yapılmaması sonucu davalı aleyhine takibe geçildiğini, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali, takibin devamı ve %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Ergo Sigorta A.Ş. vekili, sürücünün kaza sonrası olay yerini terk ettiğini, ehliyetli ve alkollü olup olmadığının tespitinin yapılamadığı, KSGŞ B.1.5 ve B.1.7. maddelerine aykırı davarındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabul kısmen reddiyle davalının İstanbul 6. İcra Müdürlüğü’nün 2011/31642 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 34.500,00.-TL asıl alacak üzerinden 20.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava kasko sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki ilişki, TTK’da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklanmasına ve bu tür sözleşmeler TTK’nın 3. ve 4. maddeleri (6102 sayılı TTK m. 4) hükmü uyarınca, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, mutlak ticari işlerden olduğuna göre, talep gibi avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca dosya kapsamında yer alan ve davacı tarafından İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/115 Değişik İş sayılı dosyasında yaptırılan tespit işlemine ilişkin giderlerin resen dikkate alınarak yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesi gerekirken bu yönden olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu bentte açıklanan hususlar bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMUK’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “yasal” ibaresinin çıkarılarak yerlerine “avans” ibaresinin yazılmasına, 5. bendinde yer alan “1.571,40.-TL” ve 1.225,69.-TL ibaresinin çıkartılarak yerine “2.042,40.-TL” ve “1.761,57.-TL” ibarelerinin eklenerek hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.2.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.