YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6773
KARAR NO : 2014/5960
KARAR TARİHİ : 17.04.2014
MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 16/01/2014
NUMARASI : 2013/66-2014/14
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araçta meydana gelen 4.339 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı sürücünün olayda %100 kusurlu olduğunu belirterek bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 4.339 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili 6102 sayılı TTK’nun 1472. (6762 sayılı TTK’nun 1301) maddesi uyarınca, müvekkiline kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalı sürücü ve araç işleteninden rücuen tahsili için işbu davayı açmıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 22.3.1944 tarih 37 E., 9 K, (R.G.3.7.1944) sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorunlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. Davacı sigorta şirketi olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklandığından davanın Mersin Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınmalıdır.
Davacı taraf 8.10.2012 tarihinde, önce, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde davalılar aleyhinde dava açmış; ilgili mahkemece, 7.3.2013 tarihli 2012/374-2013/136 sayılı karar ile TTK’nun 3/1, 5/1. maddeleri gereğince davaya Ticaret Mahkemesinde bakılması gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş; kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi ve süresinde davacı tarafın talebi üzerine dava dosyası Mersin 2. Asliye ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.
Bu durumda mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi ve şekline göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 17.4.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.