YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9377
KARAR NO : 2014/17007
KARAR TARİHİ : 27.11.2014
MAHKEMESİ : Ankara(Kapatılan) 16. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/03/2012
NUMARASI : 2010/595-2012/171
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Ankara 16.İcra Müdürlüğü’nün 2009/3353 sayılı takip dosyasından haczedilen 06.C… plakalı aracın hacizden önceki bir tarihte noter satış sözleşmesiyle rehinli olarak müvekkilince satın alındığını, ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Bu dava ile birleşen davada ise Ankara 16.İcra Müdürlüğü’nün 2009/3513 sayılı takip dosyasından haczedilen aynı aracın trafik kaydına konulan haczilerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı ile borçlu arasında muvazaalı işlemler bulunduğunu, davacının kötüniyetli hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında da söz konusu tasarruf işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece haczin noter satışından sonra konulduğu, davacı 3.kişi ile borçlu arasında muvazaalı ilişki olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına, davalı alacaklının tasarrufun iptaline yönelik karşı davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 vd.maddelerine dayalı istihkak davası ile alacaklının karşı dava olarak açtığı tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
Mahcuz araç 30.03.2009 tarihinde noterde düzenlenen satış sözleşmesiyle satılmıştır. Dava konusu hacizler ise 11.03.2010 tarihinde, noter satışından sonra konulmuştur.
Mahkemece bu gerekçe ile 3.kişinin istihkak iddiasının kabulüne tasarrufun iptali davasının reddine karar verilmiş ise de bu sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Dava konusu araç üzerine noter satış tarihinden önce 16.03.2009 tarihinde haczi konulduğu daha sonra bu haczin alacaklının talebi üzerine 27.03.2009 tarihinde kaldırıldığı ve aracın bu tarihten üç gün sonra 30.03.2009 tarihinde satıldığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki noter satış sözleşmesinden aracın kasko değerinin 129.000 TL olmasına karşın 71.000 TL’ye satıldığı, bilirkişi raporunda ise ticari plakalı bu araca plakasıyla birlikte 240,000 TL değer biçildiği, UKOME Genel Kurul Kararı’na göre ise değerinin 200.000 TL olarak belirlendiği dosya kapsamı ile ortatadır. Bu durumda Mahkemece yapılacak iş aracın noter satış tarihindeki gerçek değerinin aracın ticari plakalı olması da dikkate alınarak ilgili yerlerden de sorulmak suretiyle, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesi, borçluya ait başka araçlar varsa bu araçların satılıp satılmadığı, satışların borcun doğumundan sonraki tarihlerde yapılıp yapılmadığı, bu satışların İİK’nun 280/3.maddesi kapsamında kalıp kalmadığı da değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu husus gözetilmeden yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı karşı davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı-davacı alacaklıya geri verilmesine 27.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.