Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2015/2502 E. 2017/3318 K. 28.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2502
KARAR NO : 2017/3318
KARAR TARİHİ : 28.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu …, hakkında takip başlatıldığını, borçluların alacağı karşılayacak mal varlıkları olmadığını ve alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla dava konusu taşınmazın 09.03.2010 tarihinde davalı kardeşi …’ye satıldığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı …, davacının birtakım davalarda kendisinin vekilliğini üstlendiğini, baktığı davalar için vekalet ücreti verildiğini davalar bitmeden geri çekildiğini, babasının ölümünden sonra ağır bir depresyon geçirdiğini bu aşamada ne zaman ve nasıl imzaladığını hatırlamadığı bononun takibe konulduğunu, akli melekeleri yerinde değil iken imzalanan bononun geçersiz olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, taşınmazın …’nin borçlarının ödenmesi için satıldığını mal kaçırma amacı olmadığını belirtmiştir.
Mahkemece, davalıların kardeş olduklarından, İİK’nun 278/…-… maddelerine göre yapılan işlemin bağış niteliğinde olduğu ve tasarrufun iptali gerektiği ancak davalı …’nin dava konusu taşınmazı elden çıkarmış olduğundan ve dava bedele dönüştürüldüğünden bedelinin davalı …’den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacının 04.07.2014 tarihli ıslah dilekçesine göre İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
… ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri … yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/…). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması,borçlu hakkındaki … takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, dava dayanağı … … Müdürlüğünün 2010/642 sayılı takip dosyasından İİK’nun 105.madde niteliğinde anılan borçlu adresinde yapılmış bir haciz olmadığı gibi aciz belgesi de sunulmamıştır.
Bu durumda, davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine ….03.2017 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.