Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2015/753 E. 2017/10039 K. 02.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/753
KARAR NO : 2017/10039
KARAR TARİHİ : 02.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili, davalı … ve… vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacılar vekili, 12.04.2003 tarihinde …’nın kullandığı … plakalı araç ile davalı …’ın kullandığı … plakalı kamyonetin çarpıştıkları kazada kamyonetin pazar yerinde alışveriş yapan müvekkili … ve çocuğuna çarpması sonucu her ikisinin de hayati tehlike geçirdiğini, müvekkili …’in kaza öncesi terzilik yaparak aile geçimine katkıda bulunduğunu, çocuğu …’ın kazada sırt bölgesinden ezik ve açık yaralar oluştuğunu, tedavi için …’ya gitmek zorunda kaldıklarını ileri sürerek 100 TL maddi, 7.500’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı işleten şirket vekili davaya cevap vermemiş, diğer davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacının maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı … için 1.500 TL, … için 500 TL manevi tazminatın 12/04/2003 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalı …ve … vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 2013 yılı için 1.820,00 TL’dir.
Temyize konu davalılar aleyhine hükmedilen davacı … için 1.500 TL, … için 500 TL manevi tazminat tutarları yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca …’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı … vekili ile davalı … ve … vekilinin temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ve özellikle, manevi tazminatın takdirinde B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekili ile davalı … ve … vekilinin temyiz dilekçelerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ile … ve …’a geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 5,78 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına 02.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.