YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/948
KARAR NO : 2017/2902
KARAR TARİHİ : 20.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalı …’ın davacıya olan borcuna istinaden 01/02/2005 keşide, 15/06/2005 vade tarihli senet imzalayarak verdiğini, defalarca ödenmesinin istenmesine rağmen borcun ödenmemesi nedeni ile davalı … hakkında … 1. İcra Müdürlüğünün 2008/3974 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiklerini, borçlunun alacaklara zarara uğratmak amacıyla kendi adına kayıtlı taşınmazları muvazaalı şekilde diğer davalılara sattığını, davalı … ile ….’in kardeş olduklarını, davalı … ile de aralarında çıkar ilişkisi bulunduğunu belirterek … Kasabası 365,2313,2314,908 ve 909 parsel sayılı satış işlemlerinin iptali ile cebri icra yetkisi tanınmasına talep etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; borçlunun aciz halinde bulunmadığı ve davacı vekiline verilen süre içerisinde aciz belgesi sunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.Davaya konu takip dosyasında bulunan temliknamede dava ve takibe konu
edilen alacak … tarafından …. 3.Noterliğinde düzenlenen temlikname ile hükümden önce 03.04.2012 tarihinde …a temlik edilmiştir. Bir davada aktif dava ehliyetinin yani dava hakkının yargılamanın sona erdiği tarihe kadar bulunması gerekir. Somut olayda davacı alacağını davada taraf olmayan…’a temlik ettiğine göre aktif dava ehliyeti sona ermiştir. Bu durumda mahkemece HUMK’nun 186. maddesi uyarınca lehine temlik yapılan….ın davadan haberdar edilip huzuru ile davanın sonuçlandırılması gerekirken 6100 sayılı HMK’nun 125/2. md. maddesine aykırı olarak davanın temlik edenin huzuruyla görülerek yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de;İİK’nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında, davacı alacaklı tarafından kesin veya geçici aciz belgesinin ibraz edilmesi gerekir. Somut olayda, Mahkemece, borçlunun adına kayıtlı ev,araba ve tarlası olduğu ve tespit edilen malvarlığının borcu karşılayacak nitelikte olduğu,davacı alacaklının aciz halini ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Somut olayda, dava dayanağı takip dosyasından 05.09.2008 tarihinde borçlu adresinde 1.000 TL ‘lik ev eşyası haczedildiği, 13.11.2009 tarihinde ise kapının kilitli olması nedeniyle haciz işlemi yapılamadığı görülmektedir.
Mahkemece yapılan araç sorgulamasında borçlu adına kayıtlı bir adet traktör olduğu yine jandarma tarafından tutulan sosyal ekonomik araştırma tutanağında borçlu adına bir adet 6-7 dönümlük arazi ve Yenicekent Kasabası’nda bir adet evinin olduğu tespit edilmiştir. Borçlu adına kayıtlı ….plakalı 1992 model traktör üzerinde birden çok haciz kaydı olduğu ve dosya arasında bulunan 904 parsel sayılı taşınmazda borçlu ….’a intikal eden hisse üzerinde haciz bulunduğu anlaşılmaktadır.Buna göre sosyal ekonomik araştırma tutanağında borçlu adına kayıtlı ev olduğu bildirildiğinden bu taşınmazın tapu kaydı celp edilerek, mahkemece tespit edilen diğer taşınmaz ve traktör ile birlikte değerlendirilerek, taşınmaz ve traktör üzerindeki takyidatların halen devam edip etmediği hacizlerin düşüp
düşmediği belirlenmeden ve kıymet takdirleri yaptırılarak davacı alacaklının borcunu karşılayıp karşılamayacağı açıklığa kavuşturulmadan ,hacizler devam ediyorsa haciz miktarlarına göre davalının aciz halinde olup olmadığı tespit edilmeden eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.3.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.