YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11101
KARAR NO : 2019/4320
KARAR TARİHİ : 09.04.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm davacılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, 11/08/2013 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın davacıların annesi Hatice Terzi’ye çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu beyanla 1.000,00 TL maddi tazminatın, davacıların her biri için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, işletenin yargılama sırasında vefatıyla mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, 1.000,00 TL hastane ve defin masraflarının ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, her bir davacı için 10.000,00 TL ayrı ayrı olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihinden
itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazası sonucunda meydana gelen ölüm nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, 818 sayılı BK’nun 47. Maddesindeki (6098 sayılı B.K.’nun 56. maddesi) özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K’nın 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar için takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 09/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.