YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14523
KARAR NO : 2019/4308
KARAR TARİHİ : 08.04.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalı …’un müvekkili davacıya verdiği 30.04.2010 keşide tarihli çeklerin karşılıksız çıkması üzerine borçlu aleyhine icra takibine geçildiğini, davalının mal kaçırmak maksadıyla taşınmaz üzerinde bulunan 12 bağımsız bölümdeki dairesini diğer davalı kız kardeşi Samira’ya muvazaalı olarak devrettiğini, alacaklarının ferileri ile birlikte tahsiline imkan verecek şekilde İİK’nun 277 ve devamı maddeleri gereği tasarrufun iptali, iptale konu taşınmaz el değiştirdiği için davalı … aleyhine İİK’nun 283/2. maddesi gereğince nakten tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, alacaklının iptal davası açabilmesinin koşulunun geçici yahut kesin aciz belgesi alması gerektiğini, ancak davacı yanın dava dilekçesinde de belirttiği üzere halen derdest bulunan takip dosyasında menkul ve araç hacizlerinden sonuç alınamamış olduğunu, yasanın kesin olarak öngördüğü dava şartını taşımayan iş bu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yapılan satışın gerçek bir satış olduğunu muvazaalı olmadığını, hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … vekili, usuli olarak zamanaşımı yönünden, esas yönden dava konusu taşınmazın davalının mesken olarak kullanıldığını, dava ön şartı olarak dosyada kesin ya da geçici aciz belgesinin bulunmadığını, yapılan satışın gerçek bir satış olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın İİK. 277 ve devamı maddelerinden kaynaklanan tasarrufun iptali istemine ilişkin oluduğu delillerin toplanması aşamasında dava dosyasının 18.07.2013 ve 31.03.2015 tarihli celselerde iki kez işlemden kaldırılmasına karar verildiği 19.01.2016 tarihli celsede de davacı vekilinin mazeretsiz olarak duruşmada hazır bulunmaması ve hazır olan davalılar vekillerinin davayı takip etmeyeceklerini imzalı olarak beyan etmeleri dava dosyasının usulünce takip edilmemesi karşısında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde ve değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 15,20 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 08/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.