YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16525
KARAR NO : 2019/5733
KARAR TARİHİ : 08.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davası yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı borçlu …’ın davacılara yapılacak dairelerin satımı konusunda davacı … ile … tarihli davacı …’in eşi için ise 19/11/2012 tarihli sözleşme yaptıklarını, daha sonra Kamil ile davalı …’in 24/03/2014 tarihli ikinci bir sözleşme daha düzenlediklerini, davalının sözleşmeler gereği edimini yerine getirmediğinden aldığı paralara karşılık davacı …’e 160.000,00 TL bedelli 31/07/2014 vadeli 09/06/2014 tanzim tarihli, Kamil ile 110.000,00 TL bedelli 31/07/2014 vadali 09/06/2014 tanzim tarihli bono düzenleyip verdiğini, sözleşmelerin arkasına da bu bonoların sözleşmeye istinaden verildiğinin belirtildiğini, davacı …’e ait bono için… İcra Müdürlüğünün 2014/2927 nolu, davacı …’e ait bono için Nazilli 2. İcra Müdürlüğünün 2014/2943 nolu takibi ile icra takibi yapıldığını Nazilli 1. İcra Müdürlüğünün 2014/2927 sayılı dosyasında davalı …’e hacize gidildiğini, haciz edilen malların alacağı karşılamayacak nitelikte olduğunun tespit edildiğini, davalının kendisine ait taşınmazdaki payını sözleşmelerin imzalanmasından sonra 19/03/2014 tarihinde davalı …’a sattğını satış işleminin muvazaalı nitelikte olduğunu belirterek yapılan satış işleminin İİK 280. maddesi gereğince tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davalarında, borçlu ve borçlu ile muamelede bulunan üçüncü kişi zorunlu hasım olup mecburi dava arkadaşıdır.
Somut olayda, borçlu Ahmet ile üçüncü kişi Mahmut mecburi dava arkadaşı olup, davanın red sebepleri ortak olduğundan her iki davalı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Ne varki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK’nin geçiçi 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nin 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile “hükmün 4. ve 5. bendindeki tüm ibarelerin silinerek yerine “Davalılar Mahmut ve Ahmet lehine 8.800,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak anılan davalılara verilmesine,” ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 08/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.