YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3793
KARAR NO : 2019/5730
KARAR TARİHİ : 08.05.2019
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki hakem heyeti kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; Ilgın Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı’nın … no ve 30.12.2011 tarihli kararının iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafa davetiye tebliğine rağmen davasını marezetsiz olarak takipsiz bıraktığı, bu nedenle dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı tarafça yasal süresi içerisinde yenileme talebinde de bulunmadığı anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, hayat sigortası nedeni ile dava dışı sigortalısı tarafından hakem heyetine yapılan başvuru neticesinde aleyhine verilen kararın iptali istemine ilişkindir.
T.C. Anayasası’nın 36/1 maddesinde “Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” düzenlemesine; 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını içerir” düzenlemesine yer verilmiştir.
Bir davanın görülmesi için taraf teşkilinin sağlanması esas olup, hakimin bu hususu re’sen gözetmesi gerekir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırabilmesi, öncelikle tarafların yargılamanın aşamalarından haberdar edilmesi ile mümkündür.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “hukuki dinlenilme” başlıklı 27’nci maddesi, T.C. Anayasası’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36’ncı maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6’ncı maddesi nazara alındığında davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini içeren bu hakkın ve yargılamanın aleniliği ilkelerinin gerçekleşmesinin en önemli aracı duruşma yapılmasıdır. Bunun için de, her şeyden önce tarafların usulüne uygun davet edilmiş olmaları gerekmektedir.
Somut olayda; duruşma gününe ilişkin 21.01.2014 tarihli duruşma tutanağında, davacı vekilinin mazeretinin kabulü ile duruşma gününün UYAP üzerinden öğrenilmesine karar verildiği, 22.04.2014 tarihli duruşmada da davacısı tarafından takip edilmeyen davanın yasal süresi içerisinde yenileninceye kadar HMK’nın 150. maddesi gereğince işlemden kaldırıldığına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 21.04.2014 tarihli duruşma için PTT kanalı ile acele cevaplı bonolu olarak mazeretinin mahkemeye gönderildiği anlaşılmasına göre duruşma gününün davacıya telgraf cevabı ile bildirilmeden yazılı biçimde karar verilmesi usul hükümlerine aykırı olup doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 08/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.