Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2016/699 E. 2018/10700 K. 14.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/699
KARAR NO : 2018/10700
KARAR TARİHİ : 14.11.2018

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın husumet yokluğundan reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili müvekkili şirkette ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan davalının maliki olduğu aracın 2.09 promil alkollü olan dava dışı… idaresinde iken 16/06/2013 tarihinde dava dışı …’in sürücülüğünü yaptığı motorsiklete %100 kusurlu şekilde çarpması sonucunda … ‘in kalıcı maluliyete neden olduğunu, tespit edilen tazminatın ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün alkollü ve tam kusurla zarara sebebiyet vermesinden dolayı Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince rücu haklarının bulunduğunu, davalı hakkında icra takibi yapıldığını, takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili duruşmada davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre husumet yokluğundan davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigorta ilişkisinden kaynaklanan rücu davasıdır.
Bu tür davalarda sigortacı 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 95/2. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B-4. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin
halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir.
2918 sayılı KTK.nun 94. maddesinde mülkiyet değişikliği halinde sigorta sözleşmesinin kendiliğinden münfesih olacağına ilişkin bir hüküm bulunmayıp sigortacıya fesih hakkı tanınmıştır. Somut olayda kaza tarihi 16.06.2013, taraflar arasındaki poliçenin düzenlenme tarihi ise 29.09.2012’dir.Her ne kadar söz konusu araç 27.11.2012 tarihinde dava dışı …’a icra dosyasındaki ihale yoluyla satılmış, … tarafından adına mülkiyet tescili 18.06.2013 tarihinde yaptırılmış ve 11.11.2013 tarihinde de … tarafından tekrar Noter satış sözleşmesi ile davalı (sigortalı) …’e satılmıştır. Davalı tarafça mülkiyet değişikliği konusunda sigortacının zamanında haberdar edilmemiş olması sebebi ile taraflar arasındaki sigorta ilişkisi devam etmektedir. Davalı, davacının akidi olup taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin devam etmesi sebebi ile davacı davalıdan dava dışı 3.kişiye ödediği bedeli rücuen talep edebilir. Açıklanan nedenlerle mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.