Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2016/8933 E. 2017/3060 K. 22.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8933
KARAR NO : 2017/3060
KARAR TARİHİ : 22.03.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından sigortalı dava dışı…’ya ait … plaka sayılı aracın davalı kuruma ait rögar kapağının arabanın alt kısmılarına çarpması sonucu kaza yaptığını, kazada araçta maddi hasar meydana geldiğini, bu kapsamda sigortalıya 16/08/2013 tarihinde 11.000 TL ödeme yapıldığını, bu miktarın davalıdan tahsili için …. 24. İcra Müdürlüğü’nün 2014/8805 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, anılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına ve sigortalıya ödenen hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerde müvekkili kurum çalışanlarınca değil dava dışı …. İnş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından atıksu kanal kazı çalışması yapıldığını, müvekkili ile bu şirket arasındaki sözleşme gereği sorumluluğun yüklenici firmada olduğunu, çünkü müvekkilinin bu şirket çalışanlarının işvereni konumunda olmadığını, yüklenici firma çalışanlarının denetim ve gözetiminden sorumlu olmadığını, bunun yanında karayollarının yapım ve bakımından belediyelerin sorumlu olduğunu, yol yüzeyinde zarara sebep olacak her türlü kusurun belediyeye ait olduğunu, sürücünün kusur durumunun da araştırılması gerektiğini, hasar bedelinin fahiş olduğunu, dava tarihinden öncesine ilişkin faiz taleplerinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma ve toplanan delillere göre; … Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı aracın, sigortalı araç sürücüsünün her hangi bir kusuru olmaksızın, tamamen davalı idarenin sorumluğundan ve kusurundan kaynaklanan kaza nedeni ile hasarlandığı, bu hasar nedeni ile davacı … şirketinin
sigortalısına 16/08/2013 tarihinde 11.000,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmakla ve davacının sigortalısına ödediği bu miktarı ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı idareden rücuen tahsilini talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılmakla, davacının davalı aleyhinde … 24. İcra Müdürlüğünün 2014/1252 Esas sayılı dosyası ile başlattığı icra takibinde, davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiş ve davacının davasının kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında “Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticarî dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir.
Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. Somut olayda davacı … şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı davada, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekir.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınmalıdır.
O halde, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bendte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.