Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2016/9040 E. 2019/4822 K. 16.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9040
KARAR NO : 2019/4822
KARAR TARİHİ : 16.04.2019

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı vekili; davacının oğlu …’ın yolcu olarak bulunduğu, davalı … şirketinin trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında ….’ın vefat ettiğini bu nedenel davacının destekten yoksun kaldığını belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talep arttırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 38.315,64 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; yetki itirazında bulunarak, davacının zararını ispat etmesi gerektiğini, sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olduğunu, müteveffanın araç içerisinde yolcu olduğunu, hatır taşıması nedeniyle tazminatta indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benmisenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile; 38.315,64 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

Somut olayda davacı vekili, müteveffanın sağlığında kuaförde hem usta hemde iş sahibi olarak gelir elde ettiğini belirtmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise; müteveffanın gelirine ilişkin belge bulunmadığından asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmış ise de; mahkemece müteveffanın elde ettiği gelirin belirlenmesi için yapılan araştırma yeterli olmayıp, tazminat hesabı için gerçek gelirinin belirlenmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece müteveffanın hem usta hem de iş sahibi olarak çalıştığı RSN kuaför hizmetleri şirketinin tüm işyeri kayıtları ile vergi kayıtları ilgili kurumlardan getirtilerek, SGK kayıtlarının sorularak, iş sahibi ve usta olarak kuaförede çalıştığı belirtilen müteveffanın; aynı işin görülmesi için onun yerine başka birisinin aylık ne kadar ücretle çalıştırılabileceği hususlarında gerekiyorsa alanında uzman bilirkişiden rapor aldırıldıktan sonra, dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edilmesi ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 16/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.