Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2019/2099 E. 2020/5933 K. 21.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2099
KARAR NO : 2020/5933
KARAR TARİHİ : 21.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalı … Kauçuk San ve Tic. Ltd. Şti’nden alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine … İcra Müdürlüğü’nün 2012/ 4807 sayılı dosya ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun organize sanayi bölgesinde yer alan fabrika binasını, düşük bedel ile …’e, ondan da …. Lastikçilik Otomotiv ve Ambalaj San Tic. AŞ.’e devredildiğinin tespit edildiğini, davalıların iyi niyetli bulunmadıklarını, davalı borçlu şirketin tüm aktifi olan fabrika binasını satıp devir edebilmesi için şirketin ortaklar kurulu kararı gerektiğini, oysa davalı borçlunun şirket fabrika binasını devir ederken böyle bir ortaklar kurulu kararı alınmadığını, bu nedenle tek bir şirket müdürünün imzası ile taşınmazın üçüncü bir şirkete devrinin yasaya aykırı olduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla “… Organize Sanayi Bölgesi 1.cadde No: 105/3” adresindeki işyerinin …’e ve ondan da … Lastikçilk Otomotiv ve Ambalaj San. Tic. A.Ş’ne devri işlemlerinin İ.İ.K.’nun 44., 278. ve 280.maddeleri ve B.K.’nun 179.maddesi gereğince iptaline ve eski haline iadesi ile anılan mal üzerinde cebri icra yapabilme yetkisinin tanınmasına, gayrimenkulün devrinin iptali ve iadesinin mümkün olmaması halinde İ.İ.K.’nun 283.maddesi gereğince gayrimenkulün üçüncü kişilere devri neticesinde elde edilmiş/elde edilecek menfaat/değer üzerinden müvekkilinin icra takibine konu alacağının ve zararlarının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont
../…

– 2 –
2019/2099
2020/5933

faizi ile birlikte nakden davalılardan tazmin ve tahsiline, tüm yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … ile … Lastikçilik Otomotiv ve Ambalaj San. Tic. A.Ş. vekili iş bu dava için davacı tarafından alınmış geçici veyahut kesin aciz vesikası bulunmadığını, dava konusu olayda İ.İ.K.’nun 44, 278 ve 280.maddeleri ile Borçlar Kanunu 179.maddesinde belirtilen iptal şartlarının olmadığını, dava konusu devir işlemlerinin şirketin her iki ortağı tarafından imzalandığını, tüm bu nedenlerle iş bu davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek; davanın reddine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerektiği, bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının
../…

– 3 –
2019/2099
2020/5933

bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği, özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığının incelenmesi, aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılması gerektiği, keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmeli, öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
İİK’nin 280/son fıkrasına göre ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiği kabul olunur, karinenin ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir hükmü gereğince ticari işletme devri yönünden tasarrufun değerlendirilmesi gerekir.
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgesi kanunu 18.madde 3. fıkrası; “Katılımcılara tahsis veya satışı yapılan arsalar hiçbir şekilde tahsis amacı dışında kullanılamaz. Bu arsalar katılımcılar ve mirasçıları tarafından borcun tamamı ödenmeden ve tesis üretime geçmeden satılamaz, devredilemez ve temlik edilemez. Bu husus tapuya şerh edilir”
4. fıkrası ise Ancak arsa tahsisi yapılan firmanın tasfiyesi hâlinde, firmanın katılımcı vasfını taşıyan ortağına veya ortaklarına tahsis hakkının devri mümkündür.
5. fıkrası ise “Bu konudaki işlemlerin muvazaalı olup olmadığını tetkikle ve sonucuna göre gerekli tedbirleri almakla Bakanlık yetkilidir. Bu husustaki yasaklara
aykırılığın mahkemece tespiti hâlinde, arsa kimin tasarrufunda olursa olsun tahsis veya satış tarihindeki bedeli ile geri alınarak bir başka katılımcıya tahsis ve satışı yapılır.” hükmüne haizdir.
Somut olayda, davalı borçlu …. Kauçuk Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı …’in sahibi olduğu … Lastikçilk Otomotiv ve Ambalaj San Tic. AŞ nin davalı borçlu ile aynı iş kolunda çalıştığı, davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi olup olmadığı ve dava konusu gayrımenkul fabrika niteliğinde olup, söz konusu tasarrufun; İİK’nın 280/son maddesi gereğince, ticari işletme devri mahiyetinde olup olmadığı, davalılar arasında yapılan satışın 4562 sayılı Organize Sanayi Kanunu hükümleri gereğince yapıldığının beyan edilmesi sebebi ile ilgili kanunun ilgili hükümleri(davalı borçluya tahsis edilen yeri ile ilgili borcun Organize Sanayi’e ödenip ödenmediği, tapuya şerh edilip edilmediği, arsanın tahsis edildiği borçlunun tasfiyesine karar verilip verilmediği, vs) tartışılmaksızın mahkemece yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi de isabetli görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda(1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.