YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4419
KARAR NO : 2020/6144
KARAR TARİHİ : 26.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davacının 10.05.2014 düzenleme tarihli, 100.000,00 TL bedelli bono nedeniyle Siirt İcra Müdürlüğü’nün 2015/1881 sayılı dosyasında davalı borçlu … aleyhine icra takibi başlattığını, …’ın borcu ödeyeceğini söyleyerek alacaklıdan zaman isteyip oyaladığını, bu sürede Siirt İli Merkez İlçesi Kooperatif Mahallesi 299 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 1 nolu bağımsız bölümünü diğer davalı …’a sattığını, davalılar arasındaki bu alım satım akdinin muvazaalı olduğunu belirterek Siirt İli Merkez İlçesi Kooperatif Mahallesi 299/4 ada /parsel sayılı taşınmazın 29.12.2014 tarihinde yapılan satış işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; iyi niyetli olduğunu, ipotekli taşınmazın alımı ve satışının mümkün olduğunu, bedelinin ödenmesi karşılığında devralındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili; davalının acil paraya ihtiyacı olduğu için evi satışa çıkardığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; borçlunun aciz halinde olduğuna dair geçici veya kati aciz vesikasının verilen süreye rağmen dosyaya sunulmaması nedeniyle davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 105-143 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, dava dayanağı takip dosyasına bağlı olan Edremit 2.İcra Müdürlüğü’nün 2016/119 talimat sayılı dosyasında borçlunun adresinde 10/08/2016 tarihinde haciz düzenlenmiş ve mahalde borçlunun eşi olduğunu beyan eden Şükran Yardım’ın hazır olduğu, mahalde haczi kabil menkul malın bulunmadığı belirtilmiştir. Sözü edilen haciz tutanağı İİK’nun 105.maddesi anlamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğundan davanın esasına girilerek, taraf delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.