Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2019/4640 E. 2020/8878 K. 22.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4640
KARAR NO : 2020/8878
KARAR TARİHİ : 22.12.2020

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen yerel mahkeme kararının davalı vekili ve davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne ilişkin kararın Yargıtayca incelenmesi süresi içinde davacı vekili tarafından istenmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacının dava dışı sigortalısına ödediği trafik kazasından kaynaklanan 43.528,46 TL tedavi giderinin ödeme tarihi olan 24.09.2014 tarihinden itibaren avans faizi ile 6111 sayılı Kanun gereğince davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 14.125,01 TL’ nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraflarca istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi’nce davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı … Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/420 E., 2016/494 K. sayılı dava dosyasında verdiği 29.11.2016 tarihli kararın kaldırılmasına, yeniden esas
hakkında karar verilmesine, davanın kabulü ile 43.528,46 TL’nin 30.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 362/1.a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen EK-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2019 yılı için 58.800,00 TL’dir.
Davacı lehine 43.528,46 TL tazminata hükmedilmiş olup, temyize konu edilen hükmedilen tazminat miktarı kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1/6/1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin hükmün kesin olması nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden kesin olması nedeniyle REDDİNE, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 22/12/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.