YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1171
KARAR NO : 2015/1876
KARAR TARİHİ : 25.05.2015
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit, hakaret ve yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
TCK’nın 58. maddesi uygulanırken, ilamdaki hangi hükümlülüğün tekerrüre esas alındığı gösterilmemiş ise de, 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınacağının infaz aşamasında gözetilebileceği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak,
Mükerrir sanık hakkında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbiri süresi belirlenip bu sürenin ne şekilde geçirileceğine de hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’in temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, tekerrür uygulamasına ilişkin kısımlardaki “1 yıl süre ile” ve “Denetim süresinin herhangi bir yükümlülük yüklenmeden geçirilmesine” ibarelerinin hüküm fıkralarından çıkarılması, biçiminde, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı ve CMUK’nın 322. maddesi uyarınca hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/05/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.