YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1973
KARAR NO : 2015/1796
KARAR TARİHİ : 26.05.2015
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Hakaret suçunda, seçimlik hapis cezasının TCK’nın 50/2. maddesine aykırı olarak adli para cezasına çevrilmiş ise de karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından,
a) Sanık …’in tehdit eylemine ilişkin olarak ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
b) Hakaret suçundan kurulan hükümde ise;
TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldıktan sonra belirlenen tam gün sayısının 11 ay 20 yerine 11 ay 24 gün olarak belirlenmesi suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık … müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, uygulamaya göre sonuç adli para cezasının “11 ay 20 gün karşılığı 7000 TL ye” indirilmesi biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesi uyarınca davanın esasına, 26/05/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.