YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/26288
KARAR NO : 2016/9996
KARAR TARİHİ : 10.05.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın duruşma için beklediği sırada mahkeme hakimine “Adaletiniz bu mu, ben sabahtan beri bekliyorum” diyerek bağırması ve kapıyı hızlı bir şekilde çarparak duruşma salonundan ayrılması şekilde gerçekleşen eylemlerinin, şikayetçinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba, nezaket dışı davranış ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de;
a- Tek hakimli mahkemelerden olan Asliye Ceza Mahkemesi’nin TCK’nın 125/5. maddesinde yazılı kurul halinde çalışan mahkeme olarak nitelendirilemeyeceğinin gözetilmemesi,
b- Seçimlik ceza öngören suçlarda tercih edilen hapis cezasının TCK’nın 50/2. maddesi uyarınca, adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aleyhe temyiz olmadığından, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/05/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.