Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2015/482 E. 2015/742 K. 29.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/482
KARAR NO : 2015/742
KARAR TARİHİ : 29.04.2015

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Polis memuru olan müşteki …’in, sanığın av tüfeğini incelemek üzere muhafaza altına almak istemesi üzerine, sanığın müşteki polis memurunun önüne geçerek tüfeği elinden almak isteyip müştekiyi tehdit etmesi şeklindeki eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle tehdit suçundan hüküm kurulması,
2- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/4-663 E. 2014/498 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere; her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında, failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmesi gerektiğinden, sanığın önce müşteki polis memuru olan …’e av tüfeğini alması nedeniyle hakaret etmesi, ardından müşteki …’ın da arasında bulunduğu diğer polis memurlarına hakaret içeren sözler sarf etmesi eyleminin hukuken bir bütün halinde tek bir hakaret fiilini oluşturduğu, buna bağlı olarak da tek fiille birden çok mağdura karşı hakaret suçunu işleyen sanık hakkında TCK’nın 125/3-a maddesi uyarınca tek ceza verilip, bu cezanın aynı Kanunun 43/1. maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Hakaret suçundan kurulan hükümde, TCK’nın 125/3-a maddesi uyarınca temel ceza belirlenip, TCK’nın 125/4. maddesi gereği aleniyet hükmü uygulandıktan sonra zincirleme suça ilişkin TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29/04/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.