YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/484
KARAR NO : 2015/648
KARAR TARİHİ : 21.04.2015
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Anayasanın 141/3, CMK’nın 34/1, 230/1, 1412 sayılı CMUK’nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve de herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların iddia savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, belirsiz, kapalı ve duraksamalı söylemlerden kaçınılması, suçun yasal öğeleri ve kabul edilen olayların gösterilmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadan sanık hakkında yetersiz gerekçeyle hükümler kurulması,
2-5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yada bırakılmamasına karar verilirken yasa maddesinde öngörülen nesnel ve öznel koşulların bulunup bulunmadığı tartışılarak yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, sabıkasız olan sanığın sabıkalı kabul edilerek CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı şeklindeki yasal olmayan gerekçeler ile anılan Kanun maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-Kabule göre;
Mahkemece getirtilip incelenen… Sulh Ceza Mahkemesinin derdest 2010/20 esas sayılı dosyasında, katılanın sanığa karşı işlediği iddia edilen tehdit ve hakaret eylemlerinden dolayı yargılanıyor olması, bu davaya konu eylemlerin 02.10.2009 tarihinde başlaması, sanığın “katılan bana mesaj göndermek suretiyle tahrik edince mesajları gönderdim” şeklindeki savunması karşısında tehdit eyleminde TCK’nın 29, hakaret eyleminde ise TCK’nın 129. maddeleri gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki bozma düşüncesinin kabulü ile, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/04/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.