YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6203
KARAR NO : 2015/2452
KARAR TARİHİ : 10.06.2015
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, katılan avukata, aralarındaki vekalet ilişkisinden dolayı değil, şahsi hakka yönelik vekalet ücretinden kaynaklanan anlaşmazlık nedeniyle hakaret ettiğinin anlaşılması karşısında, eylemin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmediği gözetilmeden, TCK’nın 125. maddesinin birinci fıkrası yerine, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca hüküm kurulması,
2- Dosyada bulunan 14.07.2011 tarihli azilname ve ihtarnameden, sanığın yetkilisi olduğu şirket tarafından, bu şirketin avukatlığını yapan müşteki hakkında istedikleri ücretlerin yasal olmadığı ile iade etmeleri gereken teminat mektubunu iade etmediklerinin ileri sürüldüğünün ve taraflar arasındaki tartışmanın da bu vekalet ücreti nedeniyle çıktığının anlaşılması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi üzerinde durulup, TCK’nın 129. maddesi gereğince haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3- Kabule göre de, TCK’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiği kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek açıklanmalı, daha sonra da alt ve üst sınırlar arasında kanuni ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmeli, TCK’nın 3. maddesinde yer alan “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” ilkesi de gözetilmelidir.
Her ne kadar TCK’nın 125/3. maddesinde hapis cezasının alt sınırının 1 yıldan az olamayacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin temel cezanın adli para cezası olarak seçilmesine engel olmayacağı gözönünde bulundurulmadan, geçmiş mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza olarak hapis cezası tercih edilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.