YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13576
KARAR NO : 2018/15298
KARAR TARİHİ : 20.11.2018
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Konut dokunulmazlığını ihlal etme, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın katılanın evine gittiği ve katılanın rızası olmadığı halde evden çıkmayarak tehdit ettiği şeklinde kabul edilen eylemlerde, sanığın ve yanında bulunan diğer sanıkların kollukta alınan ifadelerinde; tartışmanın daha fazla büyümemesi için evden çıktıklarını ve sanığın katılanı tehdit etmediğini beyan etmeleri karşısında; katılanın ve katılanı doğrulayan annesi, yeğeni ve ablasının beyanlarına neden üstünlük tanındığı tartışılmadan ve tutanak mümzii olan polis memurlarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerinin tespiti yapılmadan eksik kovuşturma ile hüküm kurulması ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2- Sanığın katılana “…ben size yapacağımı bilirim” şeklinde tehdit sözü söylediğinin kabul edilmiş olması karşısında, eylemin TCK’nın 106/1-2. cümlede yer alan tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeyip aynı Kanunun 106/1-1. cümle gereği uygulama yapılması,
3- 6545 sayılı Kanun 72. maddesiyle, CMK’nın 231/8. maddesinde yapılan değişikliğin suç tarihi itibariyle yürürlükte olmaması nedeniyle, CMK’nın 231/6. maddelerinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “daha önce kasten suç işlemiş olduğundan dolayı” şeklindeki gerekçeyle, anılan kanun maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
4- Kabule göre de;
a) Hükmün verildiği kısa kararda ve gerekçeli kararın gerekçe bölümünde, sanığın 106/1-2.cümle uyarınca cezalandırıldığı belirtilmesine karşın, hüküm kısmında TCK nın 106/1-1. cümleden cezalandırıldığı belirtilerek bu maddenin asgari haddinden ceza tayin olunarak çelişkili biçimde hüküm kurulması,
b) Sanığın adli sicil kaydında yer alan kararın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olması karşısında, tekerrüre esas sabıkası bulunmayan sanık hakkında TCK’nın 58/3. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden, seçimlik ceza öngörülen TCK’nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunda anılan madde hükmü dayanak yapılarak hapis cezasının tercih edilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.