Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2016/17885 E. 2016/18411 K. 30.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/17885
KARAR NO : 2016/18411
KARAR TARİHİ : 30.11.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi

Kasten yaralama suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda; atılı suçtan mahkumiyetine dair, Dereli Sulh Ceza Mahkemesince verilen 27/12/2013 gün ve 2013/179 (E) ve 2013/166 (K) sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 19/10/2016 gün ve 2015/44589 esas, 2016/16257 sayılı kararıyla;
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle, Anayasanın 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/11/2016 tarih ve 2014/72570 sayılı yazısı ile;
TCK’nın 86/2. maddesi “Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur” hükmünü,
14/04/2011 günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 31/03/2011 gün ve 6217 sayılı yasa ile 5320 sayılı yasaya eklenen geçici 2. madde “Bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz” hükmünü,
Aynı yasanın 8/1. maddesi “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326 ncı maddeleri uygulanır” hükmünü,
1412 sayılı CMUK’nın 305/1 madde 3. bendi “Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, Temyiz olunamaz” hükmünü,
1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi “Yargıtay, süresi içinde temyiz dilekçesinin verilmediğini veya beyanının yapıldığını, hükmün temyiz edilemez olduğunu, temyiz edenin buna hakkı olmadığını görürse, temyiz isteğini reddeder, görmezse incelemesini yapar” hükmünü, içermektedir.
Somut olayda sanığa atılı basit yaralama eylemi yerel mahkeme tarafından sabit görülerek hakkında TCK’nun 86/2, 62/1, 52/1-4. maddeleri uyarınca 2.000 TL adli para cezasına hükmedilmiştir. Yerel mahkeme bu cezayı tayin ederken atılı suçu düzenleyen yasa hükmündeki, seçimlik cezalardan adli para cezasını tercih etmiş ve doğrudan adli para cezasına hükmetmiştir. Sonuç cezanın 5320 sayılı yasanın geçici 2. maddesi kapsamında kaldığı ve kesin nitelikte olduğu, 1412 sayılı CMUK’nın 305/1 madde 3. bendi gereğince kesin nitelikteki hükümlerin temyizinin kabil olmadığı, 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince bu tür hükümlere yönelik temyiz istemlerinin ilgili Yargıtay Ceza Dairesi tarafından reddi gerektiğine yukarıda yazılı yasal düzenlemeler ışığında şüphe bulunmamaktadır. Bu nedenle sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen adli para cezasını içeren hüküm kesin nitelikte olduğu halde, bu hüküm hakkındaki temyiz isteminin reddine karar vermek gerekirken yukarıda yazılı gerekçe ile bozulmasına dair Yargıtay 18. Ceza Dairesinin, 19/10/2016 gün ve 2015/44589 esas, 2016/16257 karar sayılı bozma kararına itiraz edilmiştir.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, İtirazımızın kabulü ile;
İtirazın KABULÜ ile Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 19/10/2016 gün ve 2015/44589 esas, 2016/16257 karar sayılı bozma kararının sanık …’e atılı kasten yaralama suçu yönünden KALDIRILMASI, sanığın Dereli(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi’nin 27/12/2013 gün ve 2013/179 esas, 2013/166 karar sayılı hükümlerine yönelik temyiz isteminin kasten yaralama suçu yönünden 1412 s. CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE karar verilmesi, İtiraz kabul edilmez ise, itiraz hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na itirazen arz ve talep olur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, TCK’nun 86/2, 62/1, 52/1-4 maddeleri uyarınca sanık hakkında verilen 2.000 TL adli para cezası kesin olmakla bu hüküm yönünden temyiz isteminin reddi gerektiğine ilişkindir.

III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 19/10/2016 gün ve 2015/44589 esas, 2016/16257 karar sayılı, yaralama suçundan verilen bozma kararının KALDIRILMASINA,
Dereli Sulh Ceza Mahkemesince verilen 27/12/2013 gün ve 2013/179 esas ve 2013/166 karar sayılı hükmün yaralama suçu yönünden yeniden incelenmesi sonucu:
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kasten yaralama suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, karar tarihi itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık …’in tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, 30/11/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.