Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2016/2575 E. 2018/506 K. 22.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2575
KARAR NO : 2018/506
KARAR TARİHİ : 22.01.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2012/6-1307 esas ve 2013/151 sayılı kararında açıklandığı üzere, soruşturma aşamasında elde ettiği delillerden ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, düzenlenen iddianame ile CMK’nın 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir.
Bu bakımdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık; iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve delillerini sunabilmelidir. Bu itibarla, sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan usulüne uygun olarak açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilmeden, iddianamede yer verilmeyen eylemden dolayı sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- Sanığın olay tarihinde, katılanın birlikte yaşadığı kişinin kendisine olan borcunu istemek için dükkanına gittiğini savunması karşısında, sanığın kastının ne şekilde sırf huzur ve sükunu bozma saiki olarak kabul edildiği yöntemince açıklanmadan, yasal olmayan gerekçeyle sanığın mahkumiyetlerine karar verilmesi,
b- Sanığın eyleminin TCK’nın 106. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturmayıp, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuna vücut verdiğinin kabul edilmesi karşısında; bu suçtan CMK’nın 253, 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/01/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.