YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5637
KARAR NO : 2018/1500
KARAR TARİHİ : 12.02.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- CMK’nın 191/1. maddesi uyarınca, iddianamenin kabulü kararı okunmadan duruşmaya başlanması,
2- Karar başlığında Cumhuriyet savcısının isminin yazılmasına rağmen katılıp katılmadığı belirtilmeyerek karışıklığa yok açılması,
3- Hakaret suçunun aleni bir yer olan sokakta işlenmesine rağmen, TCK’nın 125/4. maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayini,
4- Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerine ilişkin kanun maddesi olan TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanmasında ¼ oranında artırım yapılmasına karar verilmesine rağmen cezanın 456 gün olarak belirlenmesi gerekirken 274 gün belirlenmek suretiyle eksik ceza tayini,
5- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, CMK’nın 231/6-c maddesinde düzenlenen “giderilmesi gereken zarar” kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, işlediği kabul edilen hakaret suçunun meydana getirdiği somut maddi bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, sabıkasız olan sanığın kişilik özellikleri, duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, hangi kişilik özelliklerinin olumsuz olarak kabul edildiği açıklanıp tartışılmadan, “Sanığın mağduru tatmin eder şekilde bir pişmanlık ya da özrünün bulunmadığı, şikayetin sürdüğü de gözetilerek” şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle anılan hükmün uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/02/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.