YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/7555
KARAR NO : 2016/15138
KARAR TARİHİ : 28.09.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
1- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, 2,02 promil alkollü olan sanığın polis aracının antenini kırması nedeniyle kendisi hakkında yasal işlem yapmak isteyen mağdur kolluk görevlilerine, içinde bira ve şarap şişesi bulunan poşeti fırlatması, sonrasında kendisine müdahale eden aynı mağdurlara direnmeye devam etmesi, sanığın etkisiz hale getirilmesi için kolluk görevlilerince sanığa kelepçe takılması şeklinde gelişen somut olayda, sanığın kendilerine doğru elindeki şişeleri attığının her iki mağdur tarafından da 13.11.2006 tarihli savcılık ifadelerinde açıkça belirtilmiş olması, bu durumun anlatımlarla uyumlu bir şekilde olay tutanağına da yansıtılması, tanık olarak dinlenen kolluk görevlisi …’nın da, olay yerine geldiğinde yerde kırık bira şişelerini gördüğünü beyan etmesi, olayın bağımsız tanığı …’ın da 27.12.2006 tarihli kolluk ifadesinde, şişelerin kırılma sesini duyduğunu, dışarıya çıktığında ise sanık ile mağdurlar arasında boğuşma yaşandığını belirtmesi karşısında, atılı suçun oluşması için aranan cebir unsurunun gerçekleştiği ve böylelikle suçun sübuta erdiği anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık …’nin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Hakaret suçundan kurulan hükümlerin temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a)Sanığın, mağdur polis memurlarına yönelik gerçekleştirdiği hakaret eylemlerini başlayan ve devam eden eylemler bütünlüğü içerisinde her iki mağdura karşı tek bir fiil ile gerçekleştirilmesi nedeniyle, TCK’nın 43/1. maddesinin ikinci cümlesi de dikkate alınarak, TCK’nın 125/3-a maddesi uyarınca belirlenen temel cezada aynı Kanunun 43/2. maddesi uyarınca arttırım yapılarak atılı suçtan tek bir hüküm kurulması gerektiği yerde her iki hakaret eyleminden ayrı ayrı hüküm kurularak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
b)Hakaret eyleminin aleni olan cadde üzerinde ve hastane koridorlarında gerçekleştirilmiş olması karşısında sanık hakkında TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,
c)TCK’nın 53/1-c maddesindeki hak yoksunluklarından, kendi alt soyu yönünden koşullu salıverme tarihine, kendi alt soyu dışındakiler bakımından ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi yerine, (c) bendindeki tüm haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksunluğa karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’nin temyiz nedenleri kabul edildiğinden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.