Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2017/3976 E. 2019/8068 K. 30.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3976
KARAR NO : 2019/8068
KARAR TARİHİ : 30.04.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a- TCK’nın 265. maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır;
Somut olayda, sanığın temyiz dışı sanık …’nın sevk ve idaresindeki araçta yolcu olarak bulunduğu müştekiye yönelik cebir veya tehdit oluşturacak eyleminin bulunmadığının anlaşılması karşısında beraati yerine dosya içeriğine uymayan bir gerekçe ile yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
b- Hüküm fıkrasında, sanık hakkında ‘’Her ne kadar sanık hakkında atılı suçu birden fazla kişi ile birlikte işlediğinden bahisle cezasının TCK 265/3. maddesi uyarınca artırılması iddia olunmuş ise de sanık … Saatçi’nin direnme suçuna iştirakinin olmadığı anlaşılmakla koşulları oluşmadığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 265/3. maddesi hükmünün aleyhe uygulanmasına yer olmadığına, “hükmedildiğinin belirtilmesi karşısında hükmün gerekçesinde, “bu suretle birden fazla kişi ile müşteki …’a yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediklerinin sabit olduğu anlaşılmakla aşağıdaki gibi karar verildiği” ifade edilerek hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması,
c- 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesinin “Devlete ait yargılama giderlerinin 21/07/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir.” hükmü karşısında, 20 TL’den az olan 11,75 TL yargılama giderinin Hazine üzerine bırakılması yerine sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.