Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2019/12567 E. 2020/8923 K. 08.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/12567
KARAR NO : 2020/8923
KARAR TARİHİ : 08.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-TCK’nın 265. maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, sanığın kaçmaya çalıştığı ve ekip otosunun nezarethane kısmını tekmelediği kabul edilen olayda, sanığın, görevli memurlara karşı ne şekilde cebir veya tehdit uyguladığı, tartışılıp açıklanmadan yetersiz gerekçeyle mahkûmiyetine karar verilmesi,
2-Dosya içeriğine göre görevi yaptırmamak için direnme suçuna katıldığı ileri sürülen ve yaş küçüklüğü nedeniyle hakkında ayrı soruşturma yürütüldüğü anlaşılan … hakkındaki soruşturma ve açılmış ise dava dosyası getirtilip olanağı var ise bu dosya ile birleştirilip tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip sonucuna göre, sanık hakkında TCK’nın 265/3. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Katılanın aşamalardaki beyanında sanığın “gel bende askerim a.koyum” şeklinde hakaret ettiğini ifade ettiği somut olayda, sanığın hakaret suçlamasını kabul etmemesi, sanığın hakaret ettiğinin tanık beyanı ile doğrulanmaması karşısında katılanın soyut beyanı dışında şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmaması nedeniyle sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Hakaret suçundan kurulan hükümde; TCK’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, TCK’nın 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun’un 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekir. Her ne kadar TCK’nın 125/3. maddesinde cezanın alt sınırının 1 yıldan az olamayacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin temel cezanın adli para cezası olarak seçilmesine engel olmayacağı gözönünde bulundurulmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden temel ceza olarak hapis cezası tercih edilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’ün temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/09/2020 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.