Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2019/7108 E. 2020/8808 K. 08.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7108
KARAR NO : 2020/8808
KARAR TARİHİ : 08.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Beraat

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- İddianame içeriği ve dosya kapsamına göre sanığın tehdit eylemini müşteki …’na karşı işlediğinin iddia edilmesi karşısında, …’nun tehdit suçunun mağduru ve doğrudan zarar göreni olmayıp vekilinin Kanun yoluna başvurmak hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca mağdur … vekilinin, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- Mağdur …’na yönelik hakaret suçundan kurulan hükmün temyizine gelince;
25/12/2014 tarihli duruşmada sanığın cezalandırılmasını talep eden mağdur vekiline davaya katılmak isteyip istemedikleri sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek CMK’nın 238/2. maddesine aykırı davranılmış ise de; temyiz dilekçesinin katılma istemi niteliğinde olduğu gözetilerek, CMK’nın 237/2. maddesi gereğince …’nun davaya katılan, avukatının da katılan vekili sıfatıyla kabulüne karar verildi.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığa atılı suça ilişkin yasa maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. ve 67/2. maddelerine göre, suçun tabi bulunduğu 8 yıllık olağan dava zamanaşımının temyiz inceleme sürecinde gerçekleştiği anlaşıldığından, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE, 08/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.