YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/10492
KARAR NO : 2006/258
KARAR TARİHİ : 26.01.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili ve karşı dava ile 1.100.000.000 TL. zararın faizi ile tahsili iste- nilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karşı davanın ise reddine karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması taraf vekillerince yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davacı Vek.Av…. Yazıcıoğlu ile davalı Vek.Av.Adil … geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosya eksiklik nedeniyle geri çevrilmiş ve bu kez dosya iade edilmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Mahkemece dava konusu taşınmazın tarım arazisi olarak kabulü ile bu niteliğine göre değerlendirme yapılmış olmasında bir isabetsizlik yoksa da hükme esas alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik ll.maddesinin birinci fıkrasının f bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Bu itibarla;
a)Dosyada mevcut ilçe Müdürlüğü cetvelinde; Buğday ürününün dekar başına ortalama verimi 400 kg; üretim gideri 91.910.000 TL. ve toptan satış fiyatı 320.000 TL; buğday samanı verimi 300 kg, satış fiyatı 120 bin TL. olarak
./..
-2-
2005/10492-2006/258
bildirilmiş iken farklı verilerin esas alınması suretiyle yapılan hesaplama sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek hüküm kurulması,
b)Dosyada mevcut İlçe Tarım Müdürlüğü cetvelinde marul ürününün fiyatı 270.000 TL/adet olarak belirtildiği halde raporda 200.000 TL/adet esas alınarak değerlendirme yapılması,
c)Marul ürününün dekara üretim gideri bu dosyaya gelen İlçe Tarım Müdürlüğü cetvelinde 270.930.000 TL. olarak bildirilmiş ise de Dairemize intikal eden bir kısım dosyalarda (Tarsus 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/591 E-2005/454 K, Dairenin 2005/8559E-2005/11709K. nolu dosya- sında) 313.990.000 TL/dekar olarak belirtilmiştir. Bu çelişkinin İlçe Tarım Müdürlüğünden sorulup giderilmemiş olması,
d)Kabule göre marulun dekara üretim gideri 270.990.000 TL. ve verimi 4500 adet bildirildiği halde daha yüksek üretim gideri ve daha az adet üzerinden değerlendirme yapılması,
e)Mısır ürününün dekara üretim gideri 175.640.000TL; satış fiyatı 320.000TL. olarak bildirildiği halde daha düşük üretim gideri ve daha fazla satış fiyatı esas alınarak hesaplama yapılması,
f)İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilen belgede dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yeni dünyanın beherinin değeri 160.000.000 TL, 25 yaş mandalina değeri 188.000.000 TL, 4 yaş mandalina değeri 40.000.000 TL, 3 yaş mandaline değeri 32.000.000 TL ve 1 yaş mandaline 13.000.000 TL olarak bildirilmiş olduğu halde bilirkişi raporunda farklı değerlerin esas alınması,
2-Kıymet takdir komisyonu raporunda enkazın mal sahibine bırakıldığı bildirildiği halde bilirkişi raporunda taşınmazda bulunan ağaçların enkaz değerinin tespiti ile indirilmemiş olması,
3-Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre davanın niteliği gereği yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına (asıl davada) maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken bu yolda hüküm kurulmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı ve davalı yararına takdir edilen 450,00 YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa, davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 26.01.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.