Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2005/10945 E. 2006/2983 K. 11.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/10945
KARAR NO : 2006/2983
KARAR TARİHİ : 11.04.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi ve işyeri olarak kullanılan bağımsız bölümlerin meskene dönüştürülmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı ve aleyhine temyiz olunan davacı adına gelen olmadı. Dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının kat maliklerinin muafakatını almadan mesken nitelikli iki bağımsız bölüm arasındaki duvardan kapı açarak birleştirip işyeri olarak kullandığını ileri sürerek projeye aykırı değişikliğin eski hale getirilmesine ve bağımsız bölümlerin meskene dönüştürülmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 8 ve 9 nolu bağımsız bölümlerde yapılan değişikliklerin eski hale getirilmesine karar verilmiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden mesken olarak tapuya kayıtlı bulunan dava konusu bağımsız bölümlerin işyeri olarak kullanıldığı anlaşılmakla ve mahkemece dava kabul edildiğine göre bu bölümlerin meskene dönüştürülmelerine karar verilmesi gerekirken, bu yolda açıkça bir hüküm kurulmamış olması doğru değil ise de, hükmü davacı temyiz etmediğinden bu husus bozma nedeni sayılmamıştır.
Ancak; Tapu kayıtları ile bilirkişi raporu içeriğinden tarafların kat mülkiyetli ana taşınmazda bağımsız bölüm malikleri oldukları davaya konu edilen iki bağımsız bölümden 8 nolunun davalı adına 9 nolu bağımsız bölümünde dava dışı
… Kapukaya adlı kişi adına kayıtlı olduğu bu iki bağımsız bölümü birbirinden ayıran ve taşıyıcı niteliği olmayan aralarındaki duvara iki adet kapı boşluğu açıldığı ve böylece bu bağımsız bölümler arasında bağlantı kurularak işyeri (konfeksiyon ürünleri deposu) olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile ana yapıya zarar vermeyecek nitelikte değişiklikler yapılabilir. Somut olayda dava konusu edilen iki bağımsız bölümün birbirine bağlantılı ana duvarında kapı yeri açılarak aralarında bağlantı sağlanmış olup, bu değişiklik anılan yasa hükmüne göre diğer kat maliklerinin rızasını gerektirmemekte ise de, bağımsız bölümlerden birinin dava dışı … … adlı kişi adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmakla bu kişinin sözü edilen değişikliğe rızasının bulunup bulunmadığı saptanmadığı gibi değişikliğin onunda hukukunu ilgilendirdiği gözetilerek davalı yanında davaya katılması sağlanmadan, ayrıca bu eylemin bu madde fıkrası hükmüne aykırılık oluşturup oluşturmadığı açıkça belirlenmeden iki bağımsız bölümün taşıyıcı nitelikte olmayan ortak ara duvarına açılan kapı yerlerinin eski hale getirilmesine karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan HUMK.’nun 388 ve 389. maddeleri uyarınca mahkeme kararının hüküm sonucu kısmında istek sonuçlarından herbiri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde açıkça gösterilmesi gereklidir. Mahkemece davanın kabulü ile bilirkişi raporuna yollama yapılarak 8 ve 9 nolu bağımsız bölümlerde yapılan değişikliklerin eski hale getirilmesine karar verilmiş ancak bu değişikliklerin neler olduğu, kim tarafından ve ne şekilde yerine getirileceği belirtmeyerek infazda kuşku ve duraksamaya yer verecek nitelikte hüküm kurulmuş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.