YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/11222
KARAR NO : 2006/1063
KARAR TARİHİ : 16.02.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde nüfus kaydına konulan şerhin kaldırılması istenilmiştir. Mahkemece davanın idari yargı yolu nedeniyle görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, dava dilekçesinde, hiçbir tarihte yaş düzeltme davası açmadığı ve yaş düzeltme kararı almadığı halde, nüfus idaresinin, 1946 olan doğum tarihini 1949 olarak idari yoldan değiştirdiğini, ileri sürerek nüfus kütüğündeki şerhin ve nüfus düzenleme işleminin iptaline karar verillmesini istemiş, mahkemece davacının isteminin nüfus kanununun 46.maddesinden kaynaklanan kayıt düzeltme davası olmadığı, niteliği itibarıyla idarenin kendiliğinden yazmış olduğu bir şerhin iptali istemine ilişkin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur.
1587 sayılı nüfus kanununun 46.maddesinin 1.fıkrasında; yaş, ad, soyadı ve diğer kayıt düzeltme davalarının ilgilinin oturduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesinde görüleceği ve aynı yasanın 11. maddesinde de; kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydının düzeltilmeyeceği, kayıtların anlamı ve taşıdığı bilgileri değiştirerek ilave ve şerhlerin yapılamayacağı, ancak olayların aile kütüklerine işlenmesi sırasında nüfus memurlarının yaptığı maddi hataların dayanağı belgelere uygun olarak düzeltilebileceği öngörülmüştür.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacının, nüfus idaresinin kendiliğinden yapmış olduğu yaş düzeltme işleminin iptalini istediğine göre, mahkemece davacının iddiası doğrultusunda, yapıldığı ileri sürülen düzeltmenin dayanağı olan belgeler getirtilip, Nüfus Yasasının 1l. ve Nüfus ve Vatandaşlık Hizmetlerine ait Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönergesinin 151 ve izleyen maddeleri uyarınca idari bir düzeltme yapılıp yapılmadığının araştırılmasından sonra oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile ve yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.