Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/11080 E. 2007/44 K. 22.01.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11080
KARAR NO : 2007/44
KARAR TARİHİ : 22.01.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kat Mülkiyeti Yasasının 26. maddesi uyarınca tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı …geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki eksikliklerin geri çevirme kararı üzerine tamamlandığı anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dava dilekçesinde, kat irtifakı sözleşmesi uyarınca üzerine düşen borcu yerine getirmeyen davalının arsa payının Kat Mülkiyeti Yasasının 26.maddesi hükmü uyarınca devri istenilmektedir.
Dosya içeriğine göre arsanın bütünü tapuda davacı adına kayıtlı iken tamamı davacıya ait olmak üzere 3 bağımsız bölümü içeren kat irtifakı kurulmuş, inşa edilecek binanın 1 nolu bağımsız bölümü de davacı tarafından davalıya satılarak devredilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 26. maddesi, kat irtifakının tesisi anında veya ondan önce yada sonra, arsa üzerinde ileride kat mülkiyetine çevrilmek üzere yapılacak yapının ne suretle inşa edileceği, tarafların buna ne şekilde katkıda bulunacakları, ödeme usul, şekil ve miktarı hususlarını belirleyen bir sözleşmenin varlığını öngörmektetir.

Somut olayda; davacı, kat irtifakının paydaşların iştirakiyle bina yapılmak üzere davalının katkısı şart koşularak kurulduğunu iddia etmemiş, aksine kat irtifakı kurulup, yönetim planı imzalandıktan sonra 1 nolu bağımsız bölümün davalıya satıldığını, maddi sıkıntı nedeniyle inşaata devam edemediğini bildirmiştir. Kat irtifakının taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşmeye göre tesis edilmemiş olduğu bu gibi hallerde 26.maddenin uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Öte yandan, yasanın sözü edilen 26.maddesi uygulanarak arsa payının devrinin istenebilmesi için ön koşul niteliğinde olan noter vasıtasıyla çekilecek ihtarın haklı olması da gerekmektedir. Davalıya çekilen ihtarda yapının tamamlanması için ruhsat ve proje yenileme başvurularına onay verilmesi istenilmiş ise de, davacı ihtar tarihinden önce bu konuda ilgili belediyeye başvuruda bulunmamış, başvurusunu davanın açılmasından çok sonra 12.10.2005 tarihinde yapmıştır. Bu durumda davalıya çekilen ihtarın haklı olduğundan söz edilebilmesine de olanak yoktur.
Bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temyiz edilen davalı yararına takdir edilen 500.00 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 22.01.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi