Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/11104 E. 2007/1468 K. 26.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11104
KARAR NO : 2007/1468
KARAR TARİHİ : 26.02.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davalılardan Aydın … (aynı zamanda yüklenicidir) davaya konu edilen taşınmazdaki payını davanın açılmasından sonra Fikri Köse’ye satmış ve taşınmaz ile ilgisi kalmamıştır. Bu satış ile taşınmazda paydaş olan …’ye usulünce tebligat yapılarak davaya katılımının sağlanması ve taraf teşkilinin böylece tamamlanmasından sonra davanın esasının incelenmesi gerektiğinin dikkate alınmaması doğru değildir.
Kabul şekline göre de;
Dava dilekçesi ve eki belgelerin, özellikle Gaziosmanpaşa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/286 D.İş sayılı tespit dosyasına sunulan bilirkişi raporunun incelenmesinden; davaya konu edilen 1615 ada 12 parsel sayılı taşınmazın ilk paydaşları olan davacı ve davalılardan … arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, yüklenici … tarafından inşaata başlanıp dava tarihindeki duruma getirildiği, bu zaman zarfında kendi payından ayırdığı bazı payları inşa ettiği yapıdaki bağımsız bölümlere karşılık satmak suretiyle diğer davalıların da taşınmazda ve dolayısıyla yapıda paydaş durumuna geldikleri, davacının da inşa edilen yapıda kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca paydaş olduğu, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde bulunan “üzerindeki 15 nolu bina Şaziye Çağlar’a aittir” kaydının ise inşaat başlamadan önce mevcut olan bir binaya ilişkin olduğu ve dava tarihinde taşınmaz üzerinde bu yapının mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan davacı dahi tapu kaydındaki yapının mevcudiyetini ileri sürmediği gibi, taşınmaz üzerinde dava tarihinde mevcut olan inşaatın kendisine ait olduğunu iddia ve ispat etmiş değildir.
Hal böyle iken, yapının davacıya ait olduğunun kabulüyle satış bedelinin ona ödenmesine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 26.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.