YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1198
KARAR NO : 2006/1737
KARAR TARİHİ : 06.03.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasayla değişik 11. maddesinin son fıkrası uyarınca ve Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre; kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı kurulmasında, bu kamulaştırma nedeniyle taşınmaz malda oluşacak değer düşüklüğü oranının (dolayısıyla kamulaştırma bedelinin) tespitinde, taşınmaz malın cinsi (arsa veya arazi olması) ve yüzölçümü ile irtifak hakkının kurulduğu alanın yüzölçümü, irtifakın niteliği (akaryakıt boru hattı, elektrik enerjisi nakil hattı vb) ve konumu gözönünde bulundurulur. Buna göre hesaplanacak değer düşüklüğü oranı, (Yöntemince kanıtlanmış önemli ve özel bir durum sözkonusu olmadıkça) taşınmaz malda irtifak hakkının kurulduğu alanın mülkiyet değerinin arazilerde %35’inden, arsalarda %50’sinden fazla olamaz. Somut olayda, davalılar adına kayıtlı olan –değerlendirme tarihi itibariyle- arsa niteliğindeki 21020 m2 yüzölçümlü 1077 parsel nolu taşınmazın 373,88 m2’lik kısmında davacı idare lehine irtifak hakkı kurulmuş bulunduğuna göre, bu taşınmaz malda irtifak hakkı kurulması nedeniyle oluşacak değer düşüklüğü oranının en fazla binde 8,8 olacağının dikkate alınmamış olması,
2-Bilirkişi kurullarınca somut emsal olarak alınan 2664 Ada 3 parsel numaralı taşınmazın 27.9.1993 tarihli satışına esas alıcısını-satıcısını ve satış bedelini gösterir tapu kaydının getirtilip raporların denetlenmemiş olması,
3-Dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi, somut emsal alınan taşınmazın satış tarihi itibarıyla imar düzenlemesi sonucu oluşmuş imar parselleri olup olmadıklarının Belediye İmar Müdürlüğünden sorularak, dava konusu taşınmazın somut emsalle karşılaştırılması sonucu bulunan değerinden İmar Kanununun 18. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca düzenleme ortaklık payına tekabül edecek oranda indirim yapılması gerekip gerekmediğinin araştırılmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, eksik belgeler getirtildikten sonra yukarıda sözü edilen 1 ve 3 numaralı bozma doğrultusunda bilirkişi kurullarından ek raporlar alınmalı ve hasıl olacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.