Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/1236 E. 2006/1772 K. 06.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1236
KARAR NO : 2006/1772
KARAR TARİHİ : 06.03.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde yakıt ve onarım borcunu ödemeyen davalı hakkında yapılan icra takibine karşı ileri sürülen itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davaya konu icra takibinde asıl alacak ve aylık %10 gecikme tazminatı istenilmiştir.
Yargıtay uygulamalarında Kat Mülkiyeti Yasasının 20.maddesinde öngörülen gecikme tazminatının uygulanabilmesi için borçlu malikin, bu konuda alınan kat malikleri kurulu kararına bizzat katılması, katılmamışsa kararın yada yöntemince düzenlenmiş işletme projesinin kendisine tebliğ edilmesi veya başka bir surette borçtan haberdar olması gerekir. Takipten veya davadan önce borcu öğrenmemiş olması halinde ise icra ödeme emrinin veya dava dilekçesinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren gecikme tazminatından sorumlu tutulabileceği kabul edilmektedir.
Dairenin geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen belgelerden davalının takip dönemine ilişkin kat malikleri kurulu toplantılarına katılmadığı ve alınan kararlarda imzasının bulunmadığı anlaşılmış, davacı vekili yazılı beyanında (29.07.2005 havale tarihli) alınan kararların davalıya tebliğ edildiğine ilişkin davacı yönetimde bir belge olmadığını bildirmiştir. Bu durum karşısında bilirkişi raporunda hesaplanan 1.835.000.000 TL asıl alacak ve bu miktara ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 13.05.2003 tarihinden itibaren gecikme tazminatı yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu konuda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan borcun ait olduğu aydan itibaren gecikme tazminatının hesaplanıp buna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.