Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/1277 E. 2006/2158 K. 16.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1277
KARAR NO : 2006/2158
KARAR TARİHİ : 16.03.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece, dava konusu taşınmazın yerinde yapılan inceleme sonucu kamulaştırma bedelinin tespiti yönünden bilirkişi kurulunca düzenlenen rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-2942 Sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasa ile değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmüne göre değer tespitinde idarece belgelerin mahkemeye verildiği gün esas tutulur. Buna göre; arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde münavebeye alınan ürünlerin, davanın açıldığı (belgelerin mahkemeye verildiği) tarih itibariyle 2005 yılına ilişkin dekar başına verimi ve üretim giderleri ile kg başına ortalama toptan satış fiyatlarının esas alınması gerekirken, 2004 yılı verilerine göre hesaplama yapan bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak hüküm kurulması,
2-Taşınmazın 386.54 m2’lik bölümünde (bina ve tesis yapmamak, ağaç dikmemek kaydıyla) davacı idare lehine daimi irtifak hakkı kurulmuş olup, irtifaklı alanın içerisinde kaldığı tespit edilen 18 yaşlarındaki 8 adet elma ağacının boru hattının geçirilmesi çalışmaları nedeniyle kesilip kaldırılacağı ve yerine yeniden ağaç da dikilemeyeceği gözönünde bulundurularak, bu ağaçların kaim değerlerinin yöntemine uygun biçimde saptanması gerekirken, bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda sözü edilen elma ağaçları yönünden değerlendirme yapılmamıştır. Yargıtay uygulamala- rında benimsenen kaim değer yöntemine göre; irtifak hakkının kurulduğu alan önce kapama elma bahçesi olarak değerlendirilmeli, daha sonra açık tarım arazisi olarak çevrede yetiştirilmesi mutad olan ürünlere göre saptanan net gelirine (somut olayda sulu tarım arazisi niteliğine uygun) %5 oranında kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle ağaçsız değeri bulunmalı, bu iki değer arasındaki fark ağaçların kaim değeri olacağından; enkaz bedeli de düşüldükten sonra kalan değere hükmedilmelidir. Şu halde açıklanan bu kaim değer belirleme yöntemine göre ağaçların değeri belirlenmesi gerekirken irtifaklı alanda kalan ağaçlara değer biçilmemiş olması,
3-15 yaşındaki 1 vişne ağacının değerlendirme tarihi itibariyle rayiç değerinin İl Tarım Müdürlüğünden (gerektiğinde diğer ilgili kuruluşlardan) sorularak saptanacak olan değerinin kamulaştırma bedeline eklenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4-Karar başlığında dava konusu taşınmazın tapu kayıt maliki davalı …’ün mirasçılarının adlarının yazılmaması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yukarıda değinilen hususlar eksiksiz yerine getirilmeli, bu bağlamda bilirkişi kurulundan bozma gereklerine uygun ve denetime elverişli ek rapor alınmalı, oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 16.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.