Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/1295 E. 2006/2096 K. 14.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1295
KARAR NO : 2006/2096
KARAR TARİHİ : 14.03.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili, karşı davada maddi hataların düzeltilmesi ve tazminat istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması taraf vekillerince yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davacı vekili Av….i ile davalı vekili Av…. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosya eksikten döndükten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dava konusu taşınmaz açık tarım arazisi olarak değerlendirilerek bu niteliğine göre kamulaştırma bedeli tespit edilmiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazın tarım arazisi değil, arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüş, geri çevirme kararı üzerine Belediye Başkanlığınca dosyaya gönderilen 6.2.2006 gün 2006/119 sayılı yazıda; dava konusu 1350 parsel nolu taşınmazın belediye sınırları içinde ve 1/1000 ölçekli imar planı dışında kaldığı, belediyenin yol, su, çöp toplama, ilaçlama, yağmur suyu tahliye kanaletleri gibi alt yapı hizmetleri ile telefon ve elektrik hizmetlerinden yararlandığı belirtilmiştir. Mahkemece, yerinde yapılan inceleme sonucu Fen Bilirkişisi tarafından düzenlenen 6.12.2004 günlü rapor ve ekindeki kroki içeriğinden davalı parselin belde merkezine kuş uçumu 1000 metre uzaklıkta olduğu, Mersin-Adanalıoğlu (Kasabası) yolunun 800 metre doğusunda, Mersin-Adana asfaltının yaklaşık 3 km. güneyinde bulunduğu böylece dava konusu yerin çevresinin meskun olmadığı anlaşılmıştır.
28.2.1983 gün ve 1983/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesinin 1. maddesinin b bendine göre, belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunup da imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmamış olmakla birlikte fiilen meskun halde bulunan ve belediye hizmetlerinden yararlanmakta olan yerler arasında kalan parsellenmemiş arazi ve arazi parçaları arsa sayılır. Buna göre; belediye sınırları içerisinde olup da imar planında yer almayan bir arazi parçasının arsa sayılabilmesi için belediyenin tüm hizmetlerinden yararlanır durumda olması ve çevresinin meskun bulunması gerekir. Bu iki koşul bir arada gerçekleşmiş olmadıkça o yer arsa sayılamaz. Somut olayda dava konusu taşınmazın çevresi meskun olmadığına göre mahkemece, buranın arazi olarak kabulü ile bu niteliğine göre bilirkişilerce yapılan değerlendirmede bir isabetsizlik yoktur.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davalıların kiracısı, el koyma tarihinde taşınmazda ekili olan ürününün uğradığı zararı davacı idareden tazmin ettiği ve buna ilişkin olarak davacı idareyi ibra ettiği, Kamulaştırma Yasasının değişik 27.maddesi uyarınca yaptırılan tespite dayalı olarak mahkemece belirlenen bedelin bankaya kiracı adına yatırılmasında sonra gerçekleştirilen el koyma olgusunun kamulaştırma hukukuna aykırı bir yönünün bulunmadığı ve bu kapsamda davalıların artık taşınmaza yeni bir ürün ekme hakkının da olmadığı düşünülmeden “ekili karpuz zararı” altında hesaplanan bir tazminata da hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 14.03.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.