YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1527
KARAR NO : 2006/2376
KARAR TARİHİ : 23.03.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde “…” olan adına “…” adının eklenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, dava dilekçesinde; Romanya vatandaşı iken 1993 yılında Türk Vatandaşı … ile evlenerek 2005 yılında Türk Vatandaşlığına alındığını ve bu süreçte Türkçe bir ad almak isteği ile “…” adını seçtiğini, gerçek adının “…” olduğunu, çevresinde ve herkes tarafından bu isimle tanınıp çağrılıp bilindiğini ileri sürerek nüfus kütüğünde “…” olarak kayıtlı bulunan adının yanına “…” nın da ilave edilmesini ve kütükdeki adının “…” olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece, davacının isteminin idari bir işlem olduğu ve idareden talep edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 27. maddesine göre haklı nedenlerin varlığı halinde kişi, nüfustaki adını her zaman değiştirebileceği gibi mevcut adına başka bir ad ilavesi de yapabilir. Somut olayda davacı, “..” olan adının yanına daha önceden tanınıp bilinip çağrıldığı adı olan “…”yı ilave etmek istemiş ve dosyada toplanan delillere göre de bu iddiasını ispat etmiştir. Öte yandan, 1587 sayılı Nüfus Kanununun 46. maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre yaş, ad, soyadı ve diğer kayıt düzeltme davaları ilgilinin oturduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesinde C.Savcısı ve Nüfus Müdürü veya Memurunun huzuru ile görülür ve karara bağlanır. Aynı Yasanın 11. maddesine göre de, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiç bir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamı ile taşıdığı bilgileri değiştirecek ilave ve şerhler yapılamaz. Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece ispatlanan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine, 23.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.