Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/1732 E. 2006/4243 K. 23.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1732
KARAR NO : 2006/4243
KARAR TARİHİ : 23.05.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili, karşı davada maddi hataların düzeltilmesi, birleştirilen davada kamulaştırma bedeline faiz uygulanması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması ise davalı-karşı davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davalı Vek.Av. …, … ve … … geldiler. Davacı adına gelen olmadı. Gelen davalı vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve yasal gerektirici nedenlere göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Borçlar Yasasının 103. ve izleyen maddeleri uyarınca alacakta geçmiş günler faizine hükmedilebilmesi için borçlunun yöntemince temerrüde düşürülmüş olması gerekir. Somut olayda mahkemenin bozmadan önceki ilk kararında tespit edilip davalı taşınmaz mal sahibi adına bankaya yatırılan bedel ile bozmadan sonra tespit edilen bedel arasında oluşan 25.036.345.000 TL. farka yasal faiz işletilebilmesi davacı idarenin bu konuda temerrüde düşürülmüş olmasına bağlıdır.
Sözü edilen fark mahkeminin bu son kararı ile ortaya çıkıp belirlendiğine ve dolayısıyla davacının bu durumu daha önce bilmesine olanak bulunmadığına göre idarece taşınmaz mal sahibi adına yatırılan ek kamulaştırma bedeli için faiz sözkonusu olamayacaktır.
Ancak; kararın kesinleşmesinden itibaren ödemede gecikilen günler için yasal faiz gündeme gelebilecektir ki, böyle bir durum da bulunmadığından, mahkemece iki bedel arasındaki farka faiz uygulanması istemi ile ilgili davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Hal böyle iken, mahkemede birleştirilen dava dosyasının varlığı gözardı edilerek (böyle bir dava yokmuş gibi) ilgilinin mahkemede faize yönelik alacak davası açmakta muhtariyetine biçiminde hüküm kurulmuş olması doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, mahkeme kararının hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde yer alan “ilgili mahkemede faize yönelik alacak davası açmakta muhtariyetine” şeklindeki ikinci paragrafın metinden çıkartılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye onama harcının temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine, temyiz peşin harcının ise istek halinde davacı tarafa iadesine, 23.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.