YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/176
KARAR NO : 2006/1115
KARAR TARİHİ : 16.02.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
1- Tebligat Yasasının 4829 sayılı yasa ile değişik 28.maddesi, “Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır. Tebliği çıkaran merci, muhatabın adresini resmi veya hususi müesseselerle dairelerden gerekli gördüklerine sorar ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirir” hükmünü içermektedir.
Öte yandan Tebligat Tüzüğünün 46.maddesi hükmüne göre muhatabın adresinin meçhul sayılması, Tüzüğün 13.maddesi mucibince yapılan soruşturmaya rağmen ikametgahının, meskeninin veya işyerinin de bulunamamasıyla gerçekleşir.
Tebligat Tüzüğünün 46.maddesinin göndermede bulunduğu 13.maddede, tebligatı çıkaran merci tarafından adres araştırmasının ne surette yapılacağı gösterilmiştir. Mülkiyet hakkının devrini sağlaması bakımından yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinin titizlikle uygulanması zorunludur.
Bu hususlar ve Tüzüğün yukarıda sözü edilen 46.maddesinin son fıkrasında; ilanın, tebligatta başvurulacak son çare olduğu hükmü dikkate alınmadan gerçekleştirilen, mahkeme kararının davalılar … ve …’ya ilan yoluyla tebliği işlemini geçerli kabul etmek mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle, mahkeme kararı adı geçen davalılara usulünce tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesi,
2- Tebligat Kanununun 21. ve Tüzüğün 28’inci maddesi hükmü uyarınca yapılacak tebliğlerde, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini, anılan tüzük maddesinde gösterilen bilmesi muhtemel kişilerden soruşturup beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Bu soruşturmada, muhatap ve onun yerine tebliğ yapılabilecek kimseler, o adreste bulundukları halde tebliğin yapılacağı sırada orada mevcut olmadıklarının saptanması durumunda, Tüzüğün 30 uncu maddesine göre tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclis azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim edip, usulünce düzenlenen ihbarnameyi, gösterilen adresteki kapıya yapıştıracak ve durumu muhatabına duyurmasını mümkünse en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da ismini ve imzasını alarak bildirecektir.
Somut olayda, temyiz dilekçesi için davalı …’e çıkartılan tebliğ mazbatasında muhatabın adresinde bulunamadığı yazılmış, ancak bu bilgiyi veren kişinin ismi yazılmışsa da imzası alınmadığı gibi bu durumun haber verildiği komşunun ismi yazılmışsa da imzası alınmamıştır. Yasa ve Tüzüğün yukarıda açıklanan emredici kural ve koşullarına uyulmamış olması nedeni ile tebligat geçersizdir.
Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutularak temyiz dilekçesinin davalı …’e usulüne uygun olarak tebliğ edilerek cevap süresinin beklenmesinden sonra gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 16.02.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.