Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/185 E. 2006/827 K. 13.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/185
KARAR NO : 2006/827
KARAR TARİHİ : 13.02.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde kamulaştırma bedelinin arttırılması ile faiz ve masrafların davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemenin, dava konusu taşınmazları arsa olarak değerlendiren birinci bilirkişi kurulu raporuna itibar etmeyip, ikinci bilirkişi kurulunun belirlediği gibi tarım arazisi olarak kabulünde bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
1-2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin dördüncü (4650 Sayılı Yasayla yapılan değişiklikten sonraki ikinci) fıkrası hükmüne göre kamulaştırma bedelinin takdirinde (taşınmaz malın değerinin tespitinde), “kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kar dikkate alınmaz.”
Somut olayda mahkemece hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu taşınmazların kuru tarım arazisi niteliğinde oldukları saptandığına göre; bu niteliklerine uygun olarak değerlendirme yılı itibariyle münavebeye alınacak ürünlerin İlçe Tarım Müdürlüğünden getirelecek olan dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg. başına ortalama satış fiyatları esas alınıp her bir taşınmazın getireceği net gelirin hesaplanması ve buna -Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da dikkate alınarak- yörede kuru tarım arazileri için öngörülen %6 oranında kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi, bu bağlamda taşınmazlardan her birinin kamulaştırmadan arta kalan kesimlerinin -kamulaştırma sonucu yapılacak olan sulama kanallarından yararlanıp- sulu tarım arazisi niteliği kazanacaklarından dolayı oluşacak
değer artışlarının da belirlenip, kamulaştırma bedelinin saptanmasında dikkate alınması gerekirken; yukarıda değinilen Yasa maddesi hükmüne aykırı olarak ileri de gerçekleş- tirilecek kamulaştırma işlemi sonucu buradan geçecek olan sulama kanalından sulanabilecekleri gerekçesiyle taşınmazların sulu tarım arazisi kubulü ile buna göre değerlendirme yapılması ve kapitalizasyon faizinin de %5 olarak alınması suretiyle değer taktiri,
2-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin (f) bendi uyarınca arazi niteliğindeki taşınmaz malların değerinin tespitinde o taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevki ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirin esas alınması gerekir. Bilirkişi kurulunca taşınmazların yerinde yapılan incelemede dava konusu taşınmazların üzerinde -değerlendirme tarihi itibariyle- bağ omcaları ve zeytin ağaçları olduğu açıkca saptanmadan varsa bunların sayısı ve yaşları belirlenmeden, varlığı tespit edilmeyen bağ omcaları ile zeytin ağaçlarının geliri üzerinden değerlendirme yapılmış olması,
Kabule göre de;
3-İkinci bilirkişi kurulu tarafından arazi niteliğinde kabul edilerek net gelirine göre değerlendirme yapılıp kamulaştırma bedeli saptanan taşınmazlar için belirlenen bedel ile kıymet takdir komisyonunun belirlediği bedel arasında önemli oransızlık (%100’ ü aşan farklılık) bulunduğundan, Kamulaştırma Yasasının 15.maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca yeniden bilirkişi kurulu oluşturulup inceleme yaptırılması ve alınacak rapor denetlenerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.