YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1875
KARAR NO : 2006/2139
KARAR TARİHİ : 14.03.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla gerektirici yasal nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik ll.maddesinin l.fıkrasının f bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Bu itibarla;
a)Saman ürününün dekar başına ortalama verimi ve toptan satış fiyatının İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilip raporların denetlenmemiş olması,
b)Geri çevirme üzerine dosyaya getirtilen İlçe Tarım Müdürlüğü cetvelinde buğdayın dekara verimi 400 kg olarak bildirildiği halde bilirkişi raporunda 500 kg alınmak suretiyle daha yüksek değere ulaşılmış olması,
2-Dava konusu taşınmazın tamamı 10512 m2 olup 1652,71 m2’si kamulaştırılarak geriye iki ayrı parça kalmıştır. Bu durumda bilirkişilerce artan kısımlardan herbirinin ayrı ayrı değerlendirilmesi, bu bağlamda yüzölçümlerinin tespit edilip herbir parçanın yüzölçümü, konumu ve geometrik durumu ile kullanım amacı (tarım arazisi oluşu) gözönünde tutularak herbir parça yönünden değer düşüklüğü olup olmayacağı, oluşacaksa yüzde oranı ayrı ayrı belirlenerek buna göre hesaplama yapılması gerekirken; arta kalan kısımların tamamı üzerinden değer kaybı verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece, açıklanan hususlarda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmalı oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.