Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/2057 E. 2006/3213 K. 17.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2057
KARAR NO : 2006/3213
KARAR TARİHİ : 17.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

1-Dava dilekçesinde sözü edilen ve dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin, EÜAŞ Yönetim Kurulunun 25.8.1998 tarihli kamu yararı kararı ile bu kararın ilgili Bakanlıkça onaylanmasına dair 5.10.1998 tarih ve 17520 sayılı kararın onaylı bir örneğinin davacı idareden getirtilmesinden,
2-Dosya içinde bulunan veraset belgesine göre davalı … …’ın ölü olduğu anlaşılmakla mahkeme kararı ve temyiz dilekçesinin mirasçılarına tebliğ edilerek temyiz ve cevap süresinin belirlenmesinden,
3-Tebligat Yasasının 21. ve Tüzüğün 28 inci maddesi hükmü uyarınca yapılacak tebliğlerde, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini anılan tüzük maddesinde gösterilen bilmesi muhtemel kişilerden soruşturup beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Bu soruşturmada, muhatap ve onun yerine tebliğ yapılabilecek kimseler, o adreste bulundukları halde tebliğin yapılacağı sırada orada mevcut olmadıklarının saptanması durumunda, Tüzüğün 30. maddesine göre tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclis azasından birine veyahut zabıta amir yada memuruna imza karşılığında teslim edip, usulünce düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştıracak ve durumu muhatabına duyurmasını en yakın komşularından birine ismi ve imzasını alarak bildirecektir.
Somut olayda, dava dilekçesi ve eklerinin davalılara tebliğine ilişkin, belgede gösterilen adreste hiç kimsenin bulunmaması üzerine, bulunmama nedeninin tesbiti için herhangi bir işlem yapılmamış, muhatabın geçici olarak kasabadan ayrıldığı tebliğ tutanağına yazılmış ancak bu bilgiyi veren kişi veya kişilerin isim ve imzaları alınmamıştır. Dosyadaki veraset belgesine göre davalı … … ölü olup, bu davalı için çıkartılan tebliğ mazbatasında da muhatabın geçici olarak çalışmaya gittiğinin belirtilmesi karşısında aynı Yasanın 21.maddesindeki usule uyulmadan tebligat yapılmış olduğu, yapılan tebliğlerde titiz davranılmadığı izlenimi vermektedir. Bu geçersiz tebligatlardan muhatapların haberdar olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi, duruşmalara katılmamış olmaları da davalıların davadan haberdar olmadıklarını göstermektedir.
Mahkeme kararı ile temyiz dilekçesinin davalılara bildirilmesi için aynı adreste mahkemece Tebligat Yasasının 35. maddesi uyarınca tebligat yapılmışsa da, Yasa ve Tüzüğün yukarıda açıklanan emredici kural ve koşullarına uyulmamış olması nedeni ile dava dilekçesinin tebliğine ilişkin işlemler geçersizdir. Tebligat Yasasının 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi, ilgiliye daha önce yasaya uygun bir tebligat yapılmış olması koşuluna bağlı olup, yukarıda açıklandığı üzere bu koşul gerçekleşmemiş olduğundan mahkeme kararı ile temyiz dilekçesinin davalılara tebliği işlemleri de geçerli değildir. Bu nedenle davalılara usulüne uygun bir şekilde mahkeme kararının ve temyiz dilekçesinin tebliğinin yapılması sağlanıp temyiz ve cevap sürelerinin beklenmesinden,
Sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere iadesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVERİLMESİNE, 17.04.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.